ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

20 - HENDEK GAZÂSI

HENDEĞİ NEREDE KAZALIM?

 

Resûlullah, eshâbtan birkaç kişi alarak,

Keşfe çıktı birlikte, etrâfı dolaşarak.

 

Hendeğin, nerelere kazılması bâbında,

İstişâre eyledi eshâbı arasında.

 

Medînenin güneyi, "Sık ağaçlık" idi hep.

Düşman saldıramazdı buradan bundan sebep.

 

"Benî Kureyzâ" kavmi vardı ki doğuda hem,

Onlarla, bir andlaşma yapmıştı Fahr-i âlem.

 

Batı ve kuzey ise, "Açık arâzî"lerdi.

Düşmanlar, bu yönlerden saldırabilirlerdi.

 

Hendeğin, bu yerlere kazılması bâbında,

Bir karâra varılıp ve başlandı ânında.

 

Her sahâbî, "Üç metre" bir yeri kazacaktı.

Derinlik, iki adam boyunda olacaktı.

 

Genişliğe gelince, sür'atle koşan bir at,

Yetirememeliydi geçmeye güç ve tâkat.

 

Lâkin zaman pek azdı, zîra düşman, Mekkeden,

Çıkmış ve Medîneye varırdı çok geçmeden.

 

Peygamber Efendimiz, gelerek kendi bizzât,

Vurdular ilk kazmayı, "Besmele"yle o sâat.

 

Kahramân eshâbını teşvîk etmek için de,

Bizzât çalışıyordu hendek kazma işinde.

 

Sahâbîler dedi ki Ona: (Yâ Resûlallah!

Canımız, herşeyimiz fedâdır sana Vallah.

 

Hendek kazma işini, bizler hallediyoruz.

Sizin çalışmanızı biz arzû etmiyoruz.)

 

Şöyle buyurdular ki Resûlullah eshâba:

(Ortak olmak isterim, ben dahî bu sevâba.)

 

Mevsim "Kış" olduğundan, çok soğuktu havalar.

Hem "Kuraklık" ve "Kıtlık" var idi o aralar.

 

Bu yüzden Resûlullah, hem de eshâb-ı kirâm,

Müthiş "Açlık" içinde bulunuyorlardı tam.

 

Taş bağlıyorlardı da karınlarına hattâ,

Gevşeklik yapmazlardı, yine hendek kazmakta.

 

Resûlullah, kendini aslâ düşünmüyordu.

Eshâbının hâlini görüp üzülüyordu.

 

Bir yanda kış ve "Soğuk", bir yanda "Açlık" vardı.

Yine de aşk ve şevkle hep çalışıyorlardı.

 

Zîra canlarından çok sevdikleri Peygamber,

Gece gündüz, onlarla çalışırdı berâber.

 

Gördükçe o arslanlar, Onun nûrlu yüzünü,

Hemen unuturlardı her sıkıntı ve hüznü.

 

Resûlullah, bakarak eshâbının hâline,

Çok duâ ediyordu âlemlerin Rabbine.

 

Diyordu ki: (Yâ Rabbî, eshâbıma yardım et.

Muhâcir ve ensârı, eyle af ve mağfiret.)

 

Çalışma, sabahleyin başlıyordu erkenden.

Geç vakitlere kadar sürerdi hergün hemen.

 

Ayağı yaralandı sahâbeden birinin.

Yanına getirdiler o zâtı Peygamberin.

 

Mübârek elleriyle, sığadı onu bir an.

Derhâl kesiliverdi ayağından akan kan.

 

Hem de Resûlullahın bir mûcizesi ile,

Yarası iyi oldu ve geçti tamâmiyle.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan