|
18 - REC'İ VAK'ASI
ALEYKÜM SELÂM!
"Hubeyb",
darağacında sıkı
bağlanmış iken,
Gözlerini kapayıp, şöyle
dedi içinden:
(Benden selâm ulaştır
yâ Rabbî Resûlüne.
Bana bu yapılanı, göster
Onun gözüne.)
O böyle dediğinde, o
anda Fahr-i cihân,
Eshâbiyle bir yerde,
oturuyordu o an,
"Zeyd bin Hârise"
der ki: Resûlullah ile
biz,
Eshâbdan bir kaç kişi,
oturuyorduk sessiz.
Bir ara, sanki biri
"Selâm verdi" gâibden.
"Aleyküm selâm"
dedi Resûlullah âniden.
Lâkin biz göremedik
selâm veren kişiyi.
Hemen Resûlullahtan suâl
ettik bu işi.
Buyurdu ki: (Cebrâil,
biraz önce Mekkeden.
Bana selâm getirdi,
kardeşimiz Hubeyb'den.)
O sıra bağırdı ki
kâfirlerden birisi:
(İşte bu öldürmüştür
baba ve annenizi.
Onların öclerini varsa
almak isteyen,
Fırlatsın mızrağını
üstüne bunun hemen.)
O böyle bağırınca, bir
anda birçok mızrak,
"Hubeyb"in
vücûduna saplandılar
uçarak.
Yüzü, başka tarafa doğru
çevrili iken,
Sonra, kendi kendine "Kâbe"ye
döndü birden.
Müşrikler, başka yöne
çevirdiyse de tekrâr,
Yine "Kâbe"
yönüne döndü ve kıldı
karar.
Saplanınca mızraklar,
ard arda bedenine,
Hâlini, zerre kadar
değiştirmedi yine.
Diyordu: (Bütün
bunlar, Allah içindir ki
hep,
Bu yüzden gam ve elem
çekmeye yoktur sebep.)
Sonra, bir nazar edip
sertçe o kâfirlere,
Dedi ki: (Yâ ilâhî,
sen bunları kahreyle.
Sağ bırakma bunların hem
de bir tânesini.
Canlarını tek be tek, al
ve mahvet hepsini.)
Onlar, bu bedduâyı
işitince "Hubeyb"den,
Korkarak, herbirisi
kaçıştılar o yerden.
O sırada bir kâfir,
sapladı mızrağını.
Göğsünden giren mızrak,
delip çıktı sırtını.
Vücûdundan, sel gibi
akarken kanları hep
"Lâ ilâhe illallah"
diyordu yalnız Hubeyb.
Vererek bu şekilde, en
son nefeslerini,
İçti mâsum olarak, "Şehâdet"
şerbetini.
"Kırk gün"
darağacında cesedi
kaldı, lâkin,
Kokmadı, çürümedi, tâze
kan aktı hergün.
Emretti Resûlullah,
"Mikdâd" ile "Zübeyr"e:
"Onun cenâzesini alın
da gelin" diye.
Bu arslanlar, Mekkeye
girdiler geceleyin.
Cesedini oradan,
indirdiler "Hubeyb"in.
Deveye yükleterek,
Medîneye dönerken,
Müşrikler, önlerini
kestiler gelip birden.
Onlar da, cenâzeyi yere
koyup o ara,
Mukâbele ettiler, o
karşı koyanlara.
Onlar, kâfirler ile
mücâdele ederken,
Yer yarılıp, cesedi
içine aldı hemen.
Hazreti "Mikdâd"
ile "Zübeyr" bunu
gördüler.
Gönül râhatlığıyle
Medîneye döndüler. |