ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

18 - REC'İ VAK'ASI

MURÂDIM, ŞEHÎTLİKTİR

 

Lihyanoğullarının hîlesine uğrayan,

Sahâbeden sekizi, şehîd oldular o an.

 

"Hubeyb bin Adiy" ile, bir de "Zeyd bin Desinne",

İkisi esîr düştü, müşriklerin eline.

 

Resûlullah onları, dîni öğretmek için,

Lihyanoğullarına göndermişti ve lâkin,

 

İhânet eylediler kâfirler pusu kurup.

Saldırdılar bunlara, kalabalık bir gurup.

 

"İkiyüz kişi" olup, hepsi okçu idiler.

Mü'minlere seslenip, (Teslim olun!) dediler.

 

On sahâbî dedi ki: (Hiç teslim olmayız biz.

Gelin de dövüşelim, varsa cesâretiniz.)

 

Arslan gibi dövüşüp, şehîd oldu sekizi.

Nihâyet esîr düştü, geri kalan ikisi.

 

Bunlar düşündüler ki: "O Resûl-i kibriyâ,

Bizi, vazîfe ile göndermişti buraya.

 

Bir miktâr sabredelim ikimiz bunun için.

Belki imkân buluruz, icrâsına bu işin."

 

Mekkeye götürdüler bunları o hâinler.

Çok sevindi bu işe, Mekkedeki kâfirler.

 

İntikam hırsı ile yanıyorlardı zîra.

Hepsi diş biliyordu, bütün müslümânlara.

 

"Bedir" ile "Uhud"da, yakın akrabâları,

Ölenler, fırsat bilip satın aldı onları.

 

Maksat, bu ikisini öldürüp bir an önce.

O intikamlarını almak idi böylece.

 

Lâkin harâm aylarda bulunuyorlardı tam.

O aylarda savaşmaz, öldürmezlerdi adam.

 

Bekleyip, haram aylar tamâmen geçsin diye,

Hapsettiler onları, ayrı birer hücreye.

 

Nihâyet günler geçti ve çıktı harâm aylar.

O iki sahâbîyi, hücrelerden aldılar.

 

Ve iki "Darağacı" kurdular bir meydanda.

Müşrikler, seyir için toplandılar o anda.

 

"Hubeyb"i asarlarken, buyurdu: (Durun biraz!

Önce edâ edeyim iki rekât bir namâz.)

 

Namâzı, huşû ile kılarken melek gibi,

Müşrikler, heyecânla seyrettiler "Hubeyb"i.

 

Daha sonra bağlayıp, onu darağacına,

Dediler: (Dön dîninden, kıyma tatlı canına.)

 

Buyurdu ki: (Vallahi, dönmem aslâ dînimden.

Dünyâyı verseniz de, vazgeçmem bu fikrimden.)

 

Dediler ki: (Ey Hubeyb, cevap ver şu suâle.

Seni, Peygamberiniz sokmadı mı bu  hâle?

 

Şimdi senin yerinde, O olsa idi eğer,

Daha iyi olurdu değil mi, bir cevap ver.

 

Eğer ki "Evet" dersen, ölümden kurtulursun.

Ve şimdi eve gider, râhat râhat uyursun.)

 

Buyurdu: (Değil ki ben, Onun asılmasını,

İstemem, ayağına bir "Diken" batmasını.

 

Râzı olmam, zerrece bir zarar gelsin Ona.

"Yüzbin canım" olsa da, fedâ olsun yoluna.

 

Korkmam Onun uğrunda işkenceden, ölümden.

Murâdım şehîtliktir zîra cân-ü gönülden.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan