|
15
-
UHUD GAZÂSI
O'NDAN GELENE RÂZIYIM
Peygamber Efendimiz ve
şânlı mücâhidler,
Şehîd olan eshâbı, önce
tesbît ettiler.
Ve "hazreti Hamza"nın
hâlini görür görmez,
Ağladı Resûl ile, eshâbdan
hemen herkes.
Zîra kesmişler idi burnunu,
kulağını.
Bununla da kalmayıp,
yarmışlardı karnını.
Resûlullah ve eshâb, bu
üzüntüde iken,
Bir "Kadın"ı gördüler,
telâş içinde gelen.
"Safiyye Hâtun" idi,
o gelen üstün kadın.
Halası oluyordu hem de
Resûlullahın.
Peygamber-i zîşânın
şehâdetini, o da,
Medînede işitip,
koşturmuştu "Uhud"a.
Kızkardeşi olurdu, hem "hazreti
Hamza"nın.
Ayrıca, annesiydi "Zübeyr
ibni Avvâm"ın.
İşitip o Server'in şehîd
edildiğini,
Koşa koşa, "Uhud"a
attı hemen kendini.
Resûlullah, halası "Safiyye"yi
görünce,
"Zübeyr ibni Avvâm"a
buyurdu ki hemence:
(Anneni geri çevir,
görmesin şehîdleri.
Kardeşini görürse,
dayanamaz yüreği.)
Resûl'ün bu emrini teblîğ
etmek üzere,
Koştu hazreti Zübeyr,
annesi "Safiyye"ye.
O ise, heyecânla sordu ki
ona hemen:
(Ey oğlum, bana önce
haber ver Peygamberden.)
Dedi ki: (Anneciğim,
şükür elhamdülillah.
Sağ ve selâmettedir şu
anda Resûlullah.)
Ferahladı ise de alınca bu
haberi,
Yine görmek istedi, gözüyle
Peygamberi.
"Hazreti Alî" dahî,
gelmişti yanlarına.
Gösterdi o Server'i bu
mübârek hâtuna.
"Safiyye", sağ ve
sâlim görünce Peygamberi,
Sevinip ferahladı, kalmadı
bir kederi.
Daha sonra, kardeşi "Hamza"yı
etti merak.
Onu görmek istedi,
şehîdlere bakarak.
Lâkin "hazreti Zübeyr",
durdurdu annesini.
Dedi: (Resûlullahın bakmana
yoktur izni.)
Safiyye hâtun ise, dedi ki:
(Ey evlâdım!
Hamza'nın ahvâlinden ben
dahî haberdârım.
Bu hâle, Allah için
uğradı elbet o da.
Daha beterlerine râzıyız
biz bu yolda.
Allahü teâlâdan ne
gelirse, râzıyız.
Ne ki Ondan geliyor,
sabredip katlanırız.)
O böyle söyleyince, gitti
hazreti Zübeyr.
Annesinin sözünü, Resûl'e
verdi haber.
Resûlullah, duyunca onun bu
haberini,
Buyurdu: (Öyle ise,
görsün birâderini.)
Safiyye hazretleri, alınca
buna izin,
Cesedinin başına geldi azîz
şehîdin.
Baş ucunda oturup, sessiz
sessiz ağladı.
Takdîre râzı olup, sabıra
bel bağladı.
Bir hırka getirmişti, dedi:
(Bunu alınız!
Birâderim Hamza'yı, bu
hırkaya sarınız.)
Hazreti Safiyye'den aldılar
o hırkayı.
Onunla defnettiler "Seyyid-üş-şühedâ"yı.
|