|
15
-
UHUD GAZÂSI
BEN VEHB'DEN RÂZIYIM
O gün "Hâlid bin Velîd",
saldırınca geriden,
Harb meydanı, bir anda
karışmıştı yeniden
Resûlullah, eshâba edince o
gün nidâ,
Koşup halka oldular
etrâfında bir anda.
"Abbâs bin Ubâde"
de, nidâ etti bir ağız.
Dedi: (Ey müslümânlar,
geliniz, toplanınız!
Resûl'ün tembîhini
dinlemedik biz elbet.
Bu yüzden başımıza erişti
bu musîbet.
Çok şükür hayâttadır
Peygamber Efendimiz.
Koşup, Resûlullahın
etrâfına geliniz.
Bizim kusûrumuzdan, Ona
zarar gelirse,
Rabbimizin katında mâzeret
kalmaz bize.)
"Abbâs bin Ubâde"nin
sesini, mücâhidler,
Duyup, Resûlullahın
etrâfına geldiler.
"Hârice bin Zeyd"
ile, "Abbâs ibni Ubâde",
Yanlarında, "Evs ibni
Erkam" olduğu hâlde,
Tekbîrlerle küffârın
arasına daldılar.
Resûlullah uğrunda, çok
kılıç salladılar.
"Hârice" hazretleri,
tam ondokuz yerinden,
Diğer ikisi dahî, çeşitli
yerlerinden,
Yaralanıp, üçü de dermânsız
kaldı gâyet.
"Şehâdet" şerbetini
içtiler en nihâyet.
Diğer eshâb-ı güzîn, o
sıkıntı ânında,
Koşup halka oldular,
Resûl'ün etrâfında.
Küffârın tek gâyesi var idi
Uhud günü.
O da, "Öldürmek idi
Allahın Resûlünü".
Bu sebeple, topyekün
toplanarak oraya,
Resûl ve eshâbını, aldılar
ablukaya.
Vurup öldürmek için nihâyet
o "Server"i,
Gitgide daralttılar sonra
da o çemberi
O çok kritik anda,
müşriklerden bir gurup,
Hücûma geçti birden, Eshâba
kılıç vurup.
Allahın Sevgilisi, görüp o
gelenleri,
Buyurdu: (Kim durdurur,
şu hücûm edenleri?)
"Vehb" ileri fırlayıp,
dedi: (Yâ Resûlallah!
Anam babam ve canım,
fedâdır sana Vallah.)
Sonra da yalın kılıç, daldı
düşman içine.
Gönderdi bir çoğunu,
Cehennem ateşine.
Resûlullah görünce, onun bu
gayretini,
Buyurdu ki: (Cennetle
müjdelerim ben seni.)
Alıp ortalarına kalabalık
bir gurup,
Onu şehîd ettiler,
mızraklarıyle vurup.
"Sa'd bin Ebî Vakkâs",
kılıcını kaparak,
Yardıma gitti ona,
peşinden fırlayarak.
Görülmemiş şekilde gösterdi
kahramânlık.
Hücûm eden küffârı,
püskürttü o aralık.
Bir çoğunu öldürüp o hücûm
edenlerden,
Dönüp, Resûlullahın yanına
geldi hemen.
Ve lâkin "hazreti Vehb",
çarpışıp çok mükemmel,
"Şehâdet" şerbetini
içmişti daha evvel.
Din için, Allah için,
Resûlullah uğrunda,
En yüce varlığını, canını
etti fedâ.
O Server buyurdu ki:
(Ben râzıyım Vehb'den.
Allahın rızâsı da,
üstünde olsun hepten.)
|