ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

15 - UHUD GAZÂSI

MELEKLER YIKADI

 

Öyle şiddetlendi ki "Uhud cengi" bir ara,

Mü'minler, kaplan gibi saldırırdı küffâra.

 

Onlardan birisi de, "Hanzala bin Âmir"di.

Şehîd olmak, onun da en büyük emeliydi.

 

Bekâr olup, henüz genç olduğundan yaşı da.

Bulunamamış idi, o "Bedir" savaşında.

 

Lâkin bir müddet sonra, "Abdullah bin Übey"in,

Kızı "Cemîle" ile nikâhlandı o bir gün.

 

Ve bir hafta sonra da, düğün oldu nihâyet.

"Hanzala", heyecânlı ve sevinçliydi gâyet.

 

Zîra "Uhud savaşı" var idi ertesi gün.

O, bunun heyecânı içindeydi büsbütün.

 

O, yârınki savaşı hayâl ediyordu hep.

O anki sevincine, bu idi asıl sebep

 

Hele "Şehîd" olursa, ne büyük seâdetti.

O, gerdek gecesinde hep bunu hayâl etti.

 

Lâkin "Cenge, vaktinde yetişemezsem" diye,

Kapıldı sabahleyin korku ve endîşeye.

 

Kılıcını kaparak, acele çıktı evden.

Ve lâkin "Gusletmeği" unuttu aceleden.

 

Hanımı da, bir rüyâ görmüştü henüz yeni.

Melekler, gökyüzüne çekiyordu beyini.

 

Uyanıp, o rüyâyı etti ki şöyle tâbir:

(Hanzala şehîd olup, rûhu göğe yükselir.)

 

"Hanzala", çok acele koşturdu ki Uhud'a,

Bir an önce yetişip, hazır olsun orduda.

 

Resûlullah, son anda safları düzeltirken,

O da koşup, sür'atle bir safa girdi hemen.

 

Gönlünde "Şehîd olmak" arzûsu yatıyordu.

Bu istek ve emeli, git gide artıyordu.

 

Müşriklerin ordusu, bozuldu çok geçmeden.

Sonunda, hep kaçmaya başladılar bu cenkten.

 

Şânlı eshâb, küffârın peşlerine düştüler.

Kovalayıp, çoğunu yetişip öldürdüler.

 

O sırada küffârdan, "Şeddâd bin Esved" adlı,

Bir kâfir, "Hanzala"yı sırtından mızrakladı.

 

Fışkırırken kanları, o mızrağın yerinden,

İkinci mızrağını sapladı yine birden.

 

Bu ikinci darbeyle, yıkılıp düştü yere.

"Şehâdet" şerbetini içmiş idi bu kere.

 

O Server buyurdu ki bu savaş sonrasında:

(Hanzala'yı gördüm ben, yerle gök arasında.

 

Öyle ki, etrâfında vardı birçok melekler.

Onu, Cennet suyuyla yıkayıp gaslettiler.)

 

Ebû Üseyyid ise, dedi: (Gördüm ben dahî,

Hanzala'nın başından, su damlardı Vallahi.)

 

Resûl'ün emri ile, zevcesi "Cemîle"ye,

Soruldu: (Hâdisenin hikmeti nedir?) diye.

 

Dedi: (Düğün gecesi, o, başka âlemdeydi.

Ertesi gün olacak cengin hayâlindeydi.

 

"Harbe yetişemezsem, hâlim ne olur?" diye,

Sabahleyin erkenden, düştü bir endîşeye.

 

Savaş heyecânıyla geçirdi o geceyi.

Acele evden çıkıp, unuttu gusletmeyi.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan