|
15
-
UHUD GAZÂSI
KILICIN HAKKINI VERDİ
Artık "Uhud savaşı"
kızışmıştı iyice.
Çarpışırdı taraflar, olanca
güçleriyle.
Lâkin kalabalıktı küfr
ordusu o vakit.
En az dört müşrik ile
çarpıştı her mücâhid.
O gün "hazreti Hamza",
tekbîrler getirerek,
Saldırırdı düşmana beyitler
söyliyerek.
(Ben, harplerde Allahın
arslanıyım!) diyordu.
Önüne çıkanları, vurup
deviriyordu.
"Safvân ibni Ümeyye", onu
gördü bir ara,
Ve sordu (O kim?) diye
yanında olanlara.
Müşrikler dediler ki: (O
dediğin, Hamza'dır.
Her iki elinde de, bir
kılıçla savaşır.)
"Safvân" hayret içinde
dedi: (Ben, bugüne dek,
Görmedim onun gibi bir
savaşçı gözü pek.)
Resûlullah, bir kılıç
göstererek eshâba,
Buyurmuştu (Kim bunu
benden alır acabâ?)
Almak istemişse de onu "hazreti
Zübeyr",
Lâkin onu, Zübeyr'e
vermemişti o Server.
Sonra "Ebû Dücâne"
gelip talep etmişti.
Resûl, uygun görerek ona
teslim etmişti.
İşte "Zübeyr bin Avvâm"
üzgündü bundan sebep.
Derdi ki: (Niçin onu,
vermedi bana acep?)
Gidip gözetledi ki, o "Ebû
Dücâne"yi.
O kılıcın hakkını verir mi
acep iyi?
Arkasından gitti ve baktı,
"Ebû Dücâne",
Çarpışır o kılıçla serî ve
çevîkâne.
Savaşırken, bir yandan "Tekbîr"
getiriyordu.
Önüne gelenleri, vurup
deviriyordu.
O ara, müşriklerin önde
gelenlerinden,
Zırhlı birisi ile
karşılaştı âniden.
Müşrik, iri cüsseli ve
kuvvetli idi pek.
Ve meydan okuyordu at
üstünde dönerek.
Her tarafı zırhlarla kaplı
idi tamâmen,
Gözünden başka yeri
görünmezdi kat'iyyen.
O, "Ebû Dücâne"ye
hücûm etti evvelâ.
O ise, bu hücûmdan kurtuldu
kalkanıyla.
Kılıcı gömülmüştü kalkanına
çarparak.
Lâkin çıkaramadı, onu çok
uğraşarak.
Sonra "Ebû Dücâne"
çekerek kılıcını,
Kopardı bir hamlede o
müşrikin başını.
Sonra da karşılaştı, başka
bir müşrik ile.
Öldürdü onu dahî, bir kılıç
darbesiyle.
Kimse duramıyordu önünde
müşriklerden.
Her önüne çıkanı,
deviriyordu hemen.
İlerledi böylece, küffârı
kıra kıra.
Erişti en arkada tef çalan
kadınlara.
Gördü Ebû Süfyân'ın hanımı
"Hind"i hemen,
Kılıcını indirip, vazgeçti
öldürmekten.
Kadınların kanına girmedi o
kılıçla.
Geri dönüp çarpıştı, daha
büyük bir hınçla.
Onun savaşmasını, gördü
"Zübeyr bin Avvâm".
Dedi ki: (O kılıcın
hakkını veriyor tam.
O Server, o kılıcı
vermiş ki bir kişiye,
Kılıç, onun elinde
yarıyor tam bir işe.)
|