ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

15 - UHUD GAZÂSI

ALLAHÜ EKBER

 

Gönülleri, "Îmân"ın nûruyla dolu olan,

Bu yolda "Şehîd olmak" arzûsu ile yanan,

 

Mü'minler, yerlerinde hiç duramıyorlardı.

Hücûma geçmek için, emir bekliyorlardı.

 

İyice yaklaşmıştı ordular birbirine.

Ve herkeste heyecân, varmıştı son haddine.

 

Bir tarafta, "Allahın dîni"ni yaymak için,

Ve bu yola baş koymuş, bir avuç mücâhidîn.

 

Öbür yanda, islâmı yok etmek arzulayan,

Kâfir gürûhu vardı, îmândan mahrûm olan.

 

Yok idi mü'minlerde fazla silâh, teçhîzât.

Çoğunda bulunmazdı ne bir "Zırh", ne de bir "At".

 

Üstlerinde bir gömlek, bir kılıç ellerinde.

Ama "Îmân" ve "İhlâs" vardı gönüllerinde.

 

Kâfir ordusu ise, mü'minlerin dört katı,

Olup, herbirisinin vardı zırhı ve atı.

 

Ama mahrûm idiler o îmândan mâlesef.

Bu yüzden, savaşlarda oldular bir bir telef.

 

Ordular, birbirine yaklaşmıştı ki, birden,

Develi biri çıkıp, yürüdü müşriklerden.

 

Vücûdu, tamâmiyle zırhla örtülüydü hep.

Seslenip, karşısına bir yiğit etti talep.

 

Dedi ki: (Kendisine güvenen varsa eğer,

Benimle çarpışmaya, karşıma çıksın o er!)

 

Devenin üzerinde, dönüp dört bir tarafa,

O gün, bu talebini tekrâr etti üç defâ.

 

O böyle seslenince, mü'minlerin safından,

Uzun boylu bir yiğit, ileri çıktı o an.

 

"Zübeyr bin Avvâm" idi bu mübârek sahâbî.

Kâfirin üzerine yürüdü arslan gibi.

 

Kâfir develi olup,  zırhlı idi ayrıca.

Onun ise, elinde kılıç vardı yalnızca.

 

Kâfirin karşısına, gitti yaya olarak.

Onu öldürmeliydi bir yolunu bularak.

 

Sıçrayıp çıktı hemen, devesinin ardına.

Ve sımsıkı sarıldı arkadan boğazına

 

Çetin bir mücâdele başlamıştı o sâat.

Seslendi Resûlullah: (Onu tut, aşağı at!)

 

Resûl'ün emri ile, deveden attı onu.

Ve üstüne çökerek, kesiverdi boynunu.

 

Eshâb  bunu görünce, sevinip  hamd ettiler.

Ve "Tekbîr" sesleriyle gökleri inlettiler.

 

Sonra da, müşriklerin sancağını taşıyan,

"Talha bin Ebû Talha" meydana çıktı o an.

 

O dahî seslendi ki: (Kendisine güvenen,

Var ise, çarpışmaya karşıma çıksın hemen.)

 

Kâfir de, gurûrlu ve kibirliydi bir hayli.

Onun da karşısına, çıktı "hazreti Alî".

 

Kâfir, baştan ayağa bürünmüştü zırhlara.

Allah arslanı Alî, "Tekbîr" aldı o ara.

 

Öyle kılıç çaldı ki sancak tutan kâfire,

Başı kopup, sancağı düşüverdi yerlere.

 

Resûlullah ve eshâb, tekbîrler aldı o an.

İnledi yer gök o gün "Tekbîr" sedâlarından

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan