|
15
-
UHUD GAZÂSI
İKİ ORDU KARŞILAŞTI
"Şeyhayn" denilen
yere geldi islâm ordusu.
Orada dinlenmekti, o
Server'in arzûsu.
Yatsı namâzı için, vakit
girdiği zaman,
"Bilâl", yanık
sesiyle okudu çıkıp ezân.
Resûlullah, yatsıyı
kıldırıp eshâbına,
Çağırdı "Muhammed bin
Mesleme"yi yanına.
Buyurdu: (Elli kişi,
yanına al hemence.
Tâ ki sabaha kadar,
nöbet tutun bu gece.)
Geri kalan gâziler ve
Server-i kâinât.
O gece, hep birlikte
ettiler istirâhat.
Peygamber Efendimiz, sabah
fecir sökünce,
Uyanıp kalktı hemen
eshâbtan daha önce.
Sonra "Uhud dağı"na
yürüyüp geldi ordu.
Müşriklerin ordusu, artık
görünüyordu.
Sabah namâzı için, okundu
sonra ezân.
Saf saf olup, namâza
durdular hep o zaman.
Resûlullah, ikinci bir "Zırh"
daha giydiler.
Ve mübârek başına, bir "Miğfer"
geçirdiler.
Münâfıkların başı, "Abdullah
bin Übey" de,
Üçyüz münâfık ile konuşarak
bu yerde,
Dedi: (Biz, kendimizi
öldürmeye mi geldik?
Düşman kalabalıkmış, hiç
tahmîn edemedik.)
O münâfıkların da zihnini
çelip tek tek,
Medîne'ye döndüler, orduyu
terk ederek.
"Yediyüz kişi" kaldı
o an islâm ordusu.
Yok idi hiç birinin,
ölümden bir korkusu.
Hepsi, "Gönül birliği"
yapmış kahramânlardı.
Resûlullah uğrunda, hepsi
baş koymuşlardı.
Hattâ "Şehîd olmak"tı
onların tek gâyesi.
Bunu, en büyük rütbe
biliyorlardı hepsi.
Bu cenkte, kanlarının son
damlasına kadar,
Resûl'ü korumaya, verdiler
söz ve karar.
Resûlullah, orduyu nizâma
soktu hemen.
Zîra başlıyacaktı çatışma
çok geçmeden.
Sağ kanada, "Ukâşe"
edecekti kumanda.
"Ebû Seleme"yi de,
geçirdi sol kanada.
"Sa'd bin Ebî Vakkâs",
"Ebû Ubeyde" ile,
Ön safta yer aldılar, okçu
birlikleriyle.
Zırhlıların başına, geçti "Zübeyr
bin Avvâm".
"Hazreti Hamza" ise,
orta yerde durdu tam.
İslâmın beyaz renkli
sancağını, o Server,
"Mus'ab ibni Umeyr"e
teslim etti bu sefer.
O sırada "Hanzala",
Medîneden gelerek,
Mücâhidler safına katıldı
seğirterek.
Bu mübârek sahâbî, o gece
evlenmişti.
Sür'atle evden çıkıp, bu
savaşa yetişti.
Müşriklerin ordusu,
müslümânlardan evvel,
Gelip mevzîlenmişti tam bu
yerde mükemmel.
Orduya, "Ebû Süfyân"
ediyordu kumanda.
Zîra henüz îmâna gelmemişti
o anda.
Sağ kanada, "Hâlid bin
Velîd" oldu kumandân.
Sol kanat, "İkrime"nin
emrinde idi o an.
Zîra her ikisi de, Uhud
günü, mâlesef,
Henüz olmamışlardı îmân ile
müşerref.
|