ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

15 - UHUD GAZÂSI

SİZ BİRAZ GERİ DURUN !

 

Sahâbe-i kirâmdan, "Amr bin Cemûh Ensârî",

Vardı ki, sakat idi ayaklarından biri.

 

Buna rağmen bakmayıp, bu özürlü hâline,

Dört oğluyla giderdi, her gazâya o yine.

 

"Uhud"a gitmeği de çok istedi o zaman.

Menetti oğulları, onu işbu gazâdan.

 

Dediler ki: (Sakatsın, sen gelme, otur evde.

Dördümüz savaşırız, biz senin yerine de.)

 

Dedi ki: (Cenk etsin de o Allahın Habîbi,

Olur mu, oturayım ben evde kadın gibi.)

 

Ordu gittikten sonra, kalktı hemen yerinden.

Hanımına elvedâ edip çıktı evinden.

 

Ve duâ eyledi ki Rabbine bu bahtiyâr:

(Yâ ilâhî, evime döndürme beni tekrâr.)

 

Tez vakitte yetişti, o, islâm ordusuna.

Vardı Resûlullahın mübârek huzûruna.

 

Resûl, ona müsâde etmedi önce, fakat,

İhlâsını görünce, eyledi muvâfakat

 

O, çekip kılıcını, girdi cenk meydanına.

(Siz biraz geri durun!) dedi oğullarına.

 

Bir yandan cenk ediyor, diyordu ki bir yandan:

(Cennete çok müştâkım oğullarım ben şu an.)

 

O sakat hâli ile, cenk edip en nihâyet,

Nasîb oldu ona da, özlediği "Şehâdet".

 

Dört oğlundan biri de, şehîd oldu peşinden.

İşitti bu haberi hanımı Medîneden.

 

Devesine binerek, düştü "Uhud" yoluna.

Rastladı yerde yatan, helâliyle oğluna.

 

Her ikisini alıp, deveye bindirerek,

Medînenin yolunu tuttu kederlenerek.

 

"Hazreti Âişe"ye rastladı yolda bir an.

Sordu ona Âişe: (Ne haber var Uhud'dan?)

 

Dedi: (Elhamdülillah, sağdır Peygamberimiz.

Ondan gayri ne belâ gelse de, dert etmeyiz.)

 

Sordu yine Âişe: (Bu cesetler kimindir?)

Dedi ki: (Biri oğlum, biri de helâlimdir.)

 

O sırada devesi, çöktü dizi üzeri.

Çok uğraştı ise de, yürümedi ileri.

 

Buyurdu ki: (Bu deve, ne için çöktü acep?

Yükün fazlalığıdır belki de buna sebep.)

 

Dedi ki: (Bundan fazla yük vururdum buna ben.

Hiç böyle yapmamıştı, çok garip hakîkaten.)

 

Kaldırıp tevcîh etti, Medîne cihetine.

Lâkin deve gitmeyip, oturdu yere yine.

 

Bir de "Uhud" yönüne deveyi sürdü bir an.

Bu sefer direnmeyip, sür'atle gitti hayvan.

 

Kadın, şaşkın bir hâlde "Uhud"a döndü yine.

Gelip arz ettiğinde Allahın Habîbine,

 

Buyurdu ki: (Helâlin, evinden ayrılırken,

Bir şey söylemiş miydi, bu gazâya gelirken?)

 

Arz etti ki: (Evet ya, demişti ki: "ilâhî!

Cenkten sonra, evime döndürme beni geri".)

 

Buyurdu: (Bunun için gitmedi deven senin.

Cennette arkadaştır, oğlun ile helâlin.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan