|
15
-
UHUD GAZÂSI
SİZ BİRAZ GERİ DURUN !
Sahâbe-i kirâmdan, "Amr
bin Cemûh Ensârî",
Vardı ki, sakat idi
ayaklarından biri.
Buna rağmen bakmayıp, bu
özürlü hâline,
Dört oğluyla giderdi, her
gazâya o yine.
"Uhud"a gitmeği de
çok istedi o zaman.
Menetti oğulları, onu işbu
gazâdan.
Dediler ki: (Sakatsın, sen
gelme, otur evde.
Dördümüz savaşırız, biz
senin yerine de.)
Dedi ki: (Cenk etsin de
o Allahın Habîbi,
Olur mu, oturayım ben
evde kadın gibi.)
Ordu gittikten sonra,
kalktı hemen yerinden.
Hanımına elvedâ edip çıktı
evinden.
Ve duâ eyledi ki Rabbine bu
bahtiyâr:
(Yâ ilâhî, evime
döndürme beni tekrâr.)
Tez vakitte yetişti, o,
islâm ordusuna.
Vardı Resûlullahın mübârek
huzûruna.
Resûl, ona müsâde etmedi
önce, fakat,
İhlâsını görünce, eyledi
muvâfakat
O, çekip kılıcını, girdi
cenk meydanına.
(Siz biraz geri durun!)
dedi oğullarına.
Bir yandan cenk ediyor,
diyordu ki bir yandan:
(Cennete çok müştâkım
oğullarım ben şu an.)
O sakat hâli ile, cenk edip
en nihâyet,
Nasîb oldu ona da, özlediği
"Şehâdet".
Dört oğlundan biri de,
şehîd oldu peşinden.
İşitti bu haberi hanımı
Medîneden.
Devesine binerek, düştü "Uhud"
yoluna.
Rastladı yerde yatan,
helâliyle oğluna.
Her ikisini alıp, deveye
bindirerek,
Medînenin yolunu tuttu
kederlenerek.
"Hazreti Âişe"ye
rastladı yolda bir an.
Sordu ona Âişe: (Ne haber
var Uhud'dan?)
Dedi: (Elhamdülillah,
sağdır Peygamberimiz.
Ondan gayri ne belâ
gelse de, dert etmeyiz.)
Sordu yine Âişe: (Bu
cesetler kimindir?)
Dedi ki: (Biri oğlum,
biri de helâlimdir.)
O sırada devesi, çöktü dizi
üzeri.
Çok uğraştı ise de,
yürümedi ileri.
Buyurdu ki: (Bu deve, ne
için çöktü acep?
Yükün fazlalığıdır belki de
buna sebep.)
Dedi ki: (Bundan fazla
yük vururdum buna ben.
Hiç böyle yapmamıştı,
çok garip hakîkaten.)
Kaldırıp tevcîh etti,
Medîne cihetine.
Lâkin deve gitmeyip, oturdu
yere yine.
Bir de "Uhud" yönüne
deveyi sürdü bir an.
Bu sefer direnmeyip,
sür'atle gitti hayvan.
Kadın, şaşkın bir hâlde "Uhud"a
döndü yine.
Gelip arz ettiğinde Allahın
Habîbine,
Buyurdu ki: (Helâlin,
evinden ayrılırken,
Bir şey söylemiş miydi,
bu gazâya gelirken?)
Arz etti ki: (Evet ya,
demişti ki: "ilâhî!
Cenkten sonra, evime
döndürme beni geri".)
Buyurdu: (Bunun için
gitmedi deven senin.
Cennette arkadaştır,
oğlun ile helâlin.)
|