|
15
-
UHUD GAZÂSI
O KÂFİRİ KİM ÖLDÜRÜR ?
Bir yehûdî vardı ki "Kâ'b
bin Eşref" adında,
Fitne çıkarıyordu
müslümânlar hakkında.
Resûl'ün aleyhinde şiirler
söylüyordu.
Kâfirleri, islâma karşı
kışkırtıyordu.
Bu kâfir, Medîne'den
Mekkeye gitti bir gün.
Çok şiirler söyledi
aleyhinde Resûl'ün.
Kureyşi tahrîk edip, dedi
ki: (Bedir'in, siz,
İntikâmını almak arzû
etmez misiniz?
Muhammed'le çarpışıp,
öcümüzü alalım.
Bilin ki, bu savaşta
sizinle ben de varım.)
Bununla da kalmayıp, Resûl
hakkında, bizzât,
Tertipledi gizlice bir plân
ve sûikast.
Lâkin o, herekete geçmeden
henüz daha,
Haber verdi Cebrâil, bunu
Resûlullaha.
Peygamber Efendimiz, alınca
bunu haber,
Sevgili eshâbına buyurdu ki
bu sefer:
(Şu Kâ'b ibni
Eşref'i kim öldürür ki acep,
O, bizi öldürmeye
çalışıyor çünkü hep.)
"Muhammed bin Mesleme"
adında bir pehlivân,
(Ben öldürürüm)
deyip, hazırladı bir plân.
Eshâbtan birkaç kişi
alaraktan yanına,
Peygamber-i zîşânın geldi
huzûrlarına.
Dedi: (Îcâb ederse,
aleyhinizde sizin,
O kâfire, birşeyler dememe
var mı izin?)
O Server buyurdu ki:
(Harp hiyledir, biliniz.
İstediğiniz şeyi
söyliyebilirsiniz.)
"Muhammed bin Mesleme",
alınca buna izin,
Gitti hemen yanına, o "Kâ'b"
yehûdîsinin.
Dedi: (Bizim Peygamber,
hepimizden, bu ara,
Çok vergi aldığından,
maddeten düştük dara.
Bu arkadaşlarımla geldik
ki sana bizzât,
Senden, ödünç birşeyler
istiyelim şu sâat.)
"Kâ'b" buna çok sevinip,
dedi ki: (Ne olacak.
O sizi, bundan sonra daha
fazla sıkacak.)
Muhammed bin Mesleme, dedi
ki: (Çok haklısın.
Bir defâ uyduk ona, sana
danışmaksızın.)
"Kâ'b", gâyet memnûn
oldu bunları işitince.
Onların sözlerine inanmıştı
iyice.
Dedi ki: (Siz bekleyin, ben
para getireyim.
Ne kadar isterseniz, size
ödünç vereyim.)
Az sonra, paralarla geldi
kapı dışına.
Kokular sürünmüştü
vücûduna, başına.
"Muhammed bin Mesleme",
yaklaşıp ona hemen,
Dedi: (Ne hoş kokular
geliyor böyle senden.
Koklıyabilir miyim bu
kokudan azıcık?)
Diyerek, saçlarını tutarken
yavaşçacık.
İşâret eyledi ki hem
arkadaşlarına:
"Ben tutayım, siz vurun
kılıç ile başına."
Koklar gibi yaparak, tuttu
birden saçını.
Onlar, kılıç vurarak
kopardılar başını.
Sonra o mücâhidler, hiç
vakit geçirmeden,
Gece karanlığında
ayrıldılar o yerden
Gelip, haber verdiler bunu
Resûlullaha.
O Server çok sevinip,
onlara etti duâ.
|