|
14
- HAZRET-İ FÂTIMA'NIN
EVLENMESİ
FÂTIMA MÜBÂREKTİR
Resûl'ün emri ile yapıldı
her hazırlık.
Evin eşyaları da,
tamâmlanmıştı artık.
Emretti Resûlullah hem
"hazreti Alî"ye:
(Biraz yağ, biraz hurma,
satın alıp gel) diye.
Beş dirhem ile "Hurma",
dört dirhemle "Yağ" aldı.
Resûl'ü müctebânın
huzûrlarına vardı.
"Aliyyül Mürtezâ"ya, sonra
Fahr-i kâinât,
Buyurdu: (Sofra getir,
deriden olsun fakat.)
O deriden sofrada, hurma,
yağ ve yoğurdu,
Mübârek elleriyle
karıştırıp yuğurdu.
Bir çeşit yemek yapıp,
buyurdu ki o zaman:
(Yâ Alî, var dışardan
getir kimi bulursan.)
O, çıkıp dışarıya, gördü
çok kalabalık.
Gelip Resûlullaha arz etti
bunu artık.
Buyurdu: (İçeri al
onları onar onar.)
Allahın izni ile, hepsi
yiyip doydular.
"Yediyüz kişi" idi
gelenlerin cümlesi.
O azıcık yemekten, yedi ve
doydu hepsi.
Bu velîme yemeği yendikten
sonra ise,
Buyurdu ki: (Yâ Alî, siz
gidin evinize.)
Hazreti Alî der ki: (Üç gün
geçti aradan.
O Server, hânemize teşrîf
etti tekrardan.
Bana buyurdular ki: (Yâ
Alî, su getir az.)
"Peki" deyip, hemence
getirip eyledim arz.
(Biraz iç, biraz kalsın)
diye emreylediler.
Ben içtim, kalan suyu
üzerime serptiler.
Tekrâr, (Su getir)
diye emretti yine bana.
Onu dahî getirip, arz ettim
hemen Ona.
Bana yaptığı gibi, ona da
yaptı aynen,
Sonra da, dışarıya gönderdi
beni hemen.)
O dışarı çıkınca, çağırdı "Fâtıma"yı.
Ondan suâl eyledi "Aliyyül
Mürtezâ"yı.
Fâtıma arz etti ki: (İyi
halleri çoktur.
Bütün üstün sıfatlar,
kendisinde mevcûttur.)
Ve ilâve etti ki: (Babacığım
ve lâkin,
Bâzıları diyor ki, çok
fakîrdir helâlin.)
Buyurdu ki: (Ey kızım,
inanma buna aman.
Aslâ fakîr değildir senin
erin ve baban.
Cümle hazîneleri arz
ettiler babana.
Lâkin dönüp bakmadı, bir
kerecik o yana.
Erkeklerden, ilk önce îmân
eder erindir.
Eshâbımın içinde, ilimde en
derindir.
Rabbimiz, ehl-i beytten
seçti iki kimseyi.
Bunlardan biri baban,
helâlindir diğeri.
Ey kızım, sakın ola isyân
etme erine.
Ve aslâ muhâlefet eyleme
bir emrine.)
Çağırdı daha sonra, "Aliyyül
Mürtezâ"yı.
Ve ona ısmarladı "Fâtımat-üz
Zehrâ"yı.
Buyurdu ki: (Fâtıma
mübârektir yâ Alî!
Allahın rızâsına
muvâfıktır her hâli.
Hem benden bir parçadır,
onu incitmiyesin.
Yoksa ben incinirim,
bunu böyle bilesin.)
Hazreti Alî dahî, üzmedi
Fâtıma'yı.
O da hiç incitmedi, Aliyyül
Mürtezâ'yı.
|