|
14
- HAZRET-İ FÂTIMA'NIN
EVLENMESİ
ZEVCENİ İSTER MİSİN?
"Hazreti Alî" der
ki: İşbu nikâh gününden,
Çok zaman geçtiyse de, söz
olmadı "Düğün"den.
Birşey buyurmayınca o
Server bizâtihî,
Hicâbımdan ağzımı açamazdım
ben dahî.
Ama Resûl-i ekrem, tenhâda
bâzan bana,
Şöyle buyururdu ki: (Yâ
Alî, müjde sana.
Zîra senin hâtunun, ne
iyi birisidir.
O, cümle hâtunların bil
ki seyyidesidir.)
Bir gün "hazreti Ukayl"
dedi ki ona bizzât:
(Bu akd-i izdivâçtan memnûn
olduk biz, fakat.
Murâdımız odur ki, bu iki
bahtiyârlar,
Şöyle, birbirlerine daha
yakın olalar.)
Dedi: (Evet, ben dahî
böyle istemekteyim.
Lâkin Resûlullahtan çok
hicâb etmekteyim.)
Sonra kalkıp gittiler o
Server'in evine.
Az sonra rastladılar yolda
"Ümmü Eymen"e.
Peygamber-i zîşân'ın
dadısıydı bu hâtun.
Bu husûsta, fikrini
sordular bir de onun.
O dedi: (Bu iş için,
lüzûm yok gelmenize.
Bunu haber veririm,
öğrenerek ben size.)
Ve onların yanından ayrılıp
"Ümmü Eymen",
Ezvâc-ı tâhirâtın yanına
vardı hemen.
Onlar da toplanarak, çâre
için bu işe,
Geldiler hep birlikte, "hazreti
Âişe"ye.
Hazreti Hatîce'yi anarak
dediler ki:
(O, şu anda hayâtta olsa
idi eğer ki,
Olmazdı bizler için,
bugün böyle endîşe.
Çünkü o, daha iyi
eğilirdi bu işe)
Peygamber Efendimiz duyunca
bu sözleri,
Ağlayıp, yaşla doldu o
mübârek gözleri.
Buyurdu: (Öyle hâtun nerede
hakîkaten.
O beni tasdîk etti, herkes
inkâr ederken.
Hattâ benim yoluma, sarf
etti her vârını.
Dîn-i islâm uğrunda verdi
bütün malını.
Rabbimiz buyurdu ki:
"Söyle ona, elbette,
Onun için, zümrüdden
köşk yapıldı Cennette.")
Sonra, Resûlullaha o
mübârek hanımlar,
Dediler ki: (Alî'nin size
arzuhâli var.)
O zaman buyurdu ki: (Çağırın,
gelsin hemen.)
O gelince, hanımlar
çıktılar hepsi evden.
O girdi içeriye, mahcûb idi
bir hayli.
Buyurdu ki: (Zevceni
ister misin yâ Alî?)
Dedi ki: (Anam babam, canım
sana fedâdır.
Müsâde ederseniz, murâdım
bu yoldadır.)
"Esmâ binti Umeys"e buyurdu
ki o vakit:
(Fâtıma’nın evini, hazır
eyle hemen git.)
Esmâ, "Peki" diyerek
o eve gitti hemen.
Üç adet minder yaptı, hasır
ile deriden.
O gün yatsıdan sonra,
Resûl-i ekrem dahî,
Gelip, yapılanları gördüler
bizâtihî.
Üç minder ve bir halı,
yastık ve su kırbası.
İki el değirmeni, bir
testi, bir su tası.
Bir havlu, bir elbise, bir
sedir, bir de yorgan.
Ev eşyası ve çeyiz,
ibâretti bunlardan.
|