ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

14 - HAZRET-İ FÂTIMA'NIN EVLENMESİ

BENİM ARZÛM BU DEĞİL

 

"Hazreti Fâtıma"yı, ona, Fahr-i kâinât,

"Dörtyüz akçe" mehr ile teklîf eyledi, fakat.

 

Fâtıma hazretleri başladı ağlamaya.

Dedi: (Râzı değilim bu mehirle nikâha.)

 

Hak teâlâ katından Cibrîl gelip dedi ki:

(Ey Allahın Habîbi, Rabbimiz emretti ki:

 

Râzı olmadı ise Fâtıma bu mehrine,

Arttırıp, "Dörtbin akçe" teklîf edin kendine.)

 

Gelip teklîf ettiler kendisine bu mehri.

Yine kabûl etmedi Fâtıma hazretleri.

 

Geldi Cibrîl dedi ki: (Emrediyor Rabbimiz:

Yine râzı değilse, "Dörtbin altın" veriniz.)

 

Gelip, "Dörtbin altın"ı teklîf ettiler, fakat,

O, bu altınlara da etmedi hiç iltifât.

 

Dedi ki: (Mehir için, benim arzûm bu değil.)

O anda gökyüzünden geldi yine Cebrâil.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, emretti Hak teâlâ:

Bizzât gidip sorunuz, ne istiyor pekâlâ?)

 

Vardı hemen yanına, temiz kerîmesinin,

Buyurdu ki: (Ey kızım, nedir ki arzûn senin?)

 

Dedi ki: (Babacığım, kızların mehirleri,

"Altın" ile "Gümüş"ten olmaktadır ekseri.

 

Ben, Allah Resûlünün mâdem kerîmesiyim.

Benim mehrim, onlardan farklı olsun isterim.)

 

Fahr-i âlem sordu ki: (Ey kızım, öyle ise,

Nasıl mehir istersin, murâdın söyle bize.)

 

Dedi ki: (Babacığım, kıyâmet gününde, sen,

Kaç günâhkâr mü'mine şefâat edeceksen,

 

Ben de, hanımlarına şefâat eyliyeyim.

Benim mehrim bu olsun, dünyâlığı nideyim?)

 

Resûlullah, kızından duyunca o gün bunu,

Bildirdi Cebrâile bu yüksek arzûsunu.

 

Cibrîl gelip dedi ki: (Arz ettim Rabbimize.

Kabûl edip, gönderdi beni hazretinize.)

 

Bu sefer de Fâtıma, arz etti: (Babacığım!

Bir isteğim daha var, onu da ister canım.

 

Sizin, mahşer gününde şefâat eylemeniz,

Âyeti kerîmeyle sâbittir hiç  şüphesiz.

 

Lâkin benim, mahşerde etmem için şefâat,

Yoktur şimdi elimde bir vesîka, bir berât.)

 

Buyurdu ki: (Ey kızım, Rabbime arzedeyim.

Ne fermân buyurursa, sana haber vereyim.)

 

Cebrâil, bunu dahî arz ederek Allaha,

Bir "Cennet ipeği"yle geldi Resûlullaha.

 

Arasında bir "Beyaz kağıt" vardı Cennetten.

Üzeride, şu yazı yazılmıştı kudretten:

 

(Fâtımat-üz Zehrânın isteği üzerine,

Bu yazılı vesîka, verildi kendisine.

 

Mahşer günü, günâhkâr hanımlara şefâat,

Edeceğine dâir, verilmiştir bu berât.)

 

Resûlullah, alarak bu berâtı eline,

Getirip teslim etti temiz kerîmesine.

 

Nihâyet berâtı da alınca pederinden,

Buyurdu: (Bu nikâha râzı oldum şimdi ben.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan