|
14
- HAZRET-İ FÂTIMA'NIN
EVLENMESİ
ARŞ-I ÂLÂDA NİKÂH
Ne zaman ki "Fâtıma"
bülûğuna erişti.
Resûl'ün hâtırına, şu
düşünce gelmişti:
"Fâtıma'nın annesi olsa
idi hayâtta,
Şimdi hazır olurdu
çeyizi şu sâatta."
Resûl'ün hâtırına bu
düşünce gelince,
Hak teâlâ katından, geldi "Cibrîl"
hemence.
Dedi: (Yâ Resûlallah,
buyurdu ki Rabbimiz:
Habîbim, bu husûsta
üzülmesin, zîra biz,
Ne lâzım geliyorsa
Fâtıma'ya çeyizlik,
Cennet hazînesinden,
hepsini te'mîn ettik.)
Daha sonra "Cebrâil",
huzûrdan ayrılarak,
Az sonra geldi yine, eli
dolu olarak.
Doldurmuş bir siniyi,
Cennet yemekleriyle,
Ve yanında, "bin adet"
Cennet melekleriyle.
Arkasından "Mîkâil",
yanısıra "bin melek".
Geldi o da elinde, bir sini
dolu yemek.
Geldi "İsrâfil" dahî
elinde yemeklerle.
Yanında, en seçilmiş "bin
adet" meleklerle.
Hazreti "Azrâil" de,
az sonra geldi hemen.
Geldi "bin melek" dahî, onu
müteâkiben.
Resûl'ün huzûrunda, tâzim
edip durdular.
Resûlullah sordu ki: (Yâ
Cibrîl, nedir bunlar?)
Dedi: (Yâ Resûlallah,
buyurdu ki Rabbimiz:
"Fâtıma'yı, Alî'ye
münâsib görürüz biz.
Kıydım nikâhlarını Arş-ı
âlâ altında.
Bir nikâh da o kıysın,
eshâbı arasında".)
Duyunca Resûlullah, bu
müjdeyi "Cibrîl"den,
Vardı hemen secdeye, sürûr
ve sevincinden.
Buyurdu: (Ey Cebrâil,
nikâh, Arş-ı âlâ'da,
Ne şekilde yapıldı,
anlatıver bana da.)
Dedi: Yâ Resûlallah, peki,
emredersiniz.
O nikâh gecesinde,
emreyledi Rabbimiz.
Açıldı kapıları, sekiz adet
"Cennet"in.
Her çeşit zînetiyle
süslendi nikâh için.
Kapandı Cehennemin kapıları
da hemen.
Ne kadar melek varsa, yer
ve gökte tamâmen,
"Arş-ı âlâ" altında,
"Tûbâ"nın gölgesinde,
Emr-i ilâhî ile toplandılar
hepsi de.
Sonra, bir rüzgâr ile,
Cennetin ağaçları,
Sallanıp, birbirine değince
yaprakları,
Öyle tatlı nağmeler hâsıl
oldu ki ondan,
Duysaydı, kaybederdi
kendini cin ve insan.
Sonra, kuşlar başladı ötüp
nağmeleşmeye.
Öyle ki, hep melekler gark
oldular neş'eye.
Bu sevinç ve bu neş'e,
zirveye çıktığı an,
Bir nidâ geldi bana Hak
teâlâ katından:
(Yâ Cibrîl, vekîli ol
sen arslanım Alî'nin.
Fâtımaya, bizzât ben
vekîlim nikâh için.
Ey melekler, sizin de
şâhitliğiniz ile,
Zevceliğe verdim ben
Fâtma'yı Alî'ye.)
İşte yâ Resûlallah, bu
nikâh, gökyüzünde,
Bu şekilde yapılıp, tamâm
oldu o günde.)
|