ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

14 - HAZRET-İ FÂTIMA'NIN EVLENMESİ

ARŞ-I ÂLÂDA NİKÂH

 

Ne zaman ki "Fâtıma" bülûğuna erişti.

Resûl'ün hâtırına, şu düşünce gelmişti:

 

"Fâtıma'nın annesi olsa idi hayâtta,

Şimdi hazır olurdu çeyizi şu sâatta."

 

Resûl'ün hâtırına bu düşünce gelince,

Hak teâlâ katından, geldi "Cibrîl" hemence.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, buyurdu ki Rabbimiz:

Habîbim, bu husûsta üzülmesin, zîra biz,

 

Ne lâzım geliyorsa Fâtıma'ya çeyizlik,

Cennet hazînesinden, hepsini te'mîn ettik.)

 

Daha sonra "Cebrâil", huzûrdan ayrılarak,

Az sonra geldi yine, eli dolu olarak.

 

Doldurmuş bir siniyi, Cennet yemekleriyle,

Ve yanında, "bin adet" Cennet melekleriyle.

 

Arkasından "Mîkâil", yanısıra "bin melek".

Geldi o da elinde, bir sini dolu yemek.

 

Geldi "İsrâfil" dahî elinde yemeklerle.

Yanında, en seçilmiş "bin adet" meleklerle.

 

Hazreti "Azrâil" de, az sonra geldi hemen.

Geldi "bin melek" dahî, onu müteâkiben.

 

Resûl'ün huzûrunda, tâzim edip durdular.

Resûlullah sordu ki: (Yâ Cibrîl, nedir bunlar?)

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, buyurdu ki Rabbimiz:

"Fâtıma'yı, Alî'ye münâsib görürüz biz.

 

Kıydım nikâhlarını Arş-ı âlâ altında.

Bir nikâh da o kıysın, eshâbı arasında".)

 

Duyunca Resûlullah, bu müjdeyi "Cibrîl"den,

Vardı hemen secdeye, sürûr ve sevincinden.

 

Buyurdu: (Ey Cebrâil, nikâh, Arş-ı âlâ'da,

Ne şekilde yapıldı, anlatıver bana da.)

 

Dedi: Yâ Resûlallah, peki, emredersiniz.

O nikâh gecesinde, emreyledi Rabbimiz.

 

Açıldı kapıları, sekiz adet "Cennet"in.

Her çeşit zînetiyle süslendi nikâh için.

 

Kapandı Cehennemin kapıları da hemen.

Ne kadar melek varsa, yer ve gökte tamâmen,

 

"Arş-ı âlâ" altında, "Tûbâ"nın gölgesinde,

Emr-i ilâhî ile toplandılar hepsi de.

 

Sonra, bir rüzgâr ile, Cennetin ağaçları,

Sallanıp, birbirine değince yaprakları,

 

Öyle tatlı nağmeler hâsıl oldu ki ondan,

Duysaydı, kaybederdi kendini cin ve insan.

 

Sonra, kuşlar başladı ötüp nağmeleşmeye.

Öyle ki, hep melekler gark oldular neş'eye.

 

Bu sevinç ve bu neş'e, zirveye çıktığı an,

Bir nidâ geldi bana Hak teâlâ katından:

 

(Yâ Cibrîl, vekîli ol sen arslanım Alî'nin.

Fâtımaya, bizzât ben vekîlim nikâh için.

 

Ey melekler, sizin de şâhitliğiniz ile,

Zevceliğe verdim ben Fâtma'yı Alî'ye.)

 

İşte yâ Resûlallah, bu nikâh, gökyüzünde,

Bu şekilde yapılıp, tamâm oldu o günde.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan