|
14
- HAZRET-İ FÂTIMA'NIN
EVLENMESİ
NİÇİN GELDİN YÂ ALÎ?
Peygamber-i zîşânın
kapısını çalarak,
Girdi "hazreti Alî"
içeri, utanarak.
Sevgili Peygamberin, oturdu
huzûrunda.
Hiçbir şey konuşmaya gücü
yoktu o anda.
Peygamber Efendimiz, ona
şöyle sordular:
(Niçin geldin yâ Alî,
bir ihtiyâcın mı var?)
O, mahcûbiyetinden başını
öne eğdi.
Ne için geldiğini, bir
türlü diyemedi.
Dedi: (Yâ Resûlallah,
mâlûmdur hazretine.
Vermişti babam beni,
zâtının hizmetine.
Hazretinden gördüğüm
iyilik ve ihsânlar,
Öyle çok ki, yapamaz
bunu başka insanlar.
Bendeniz her husûsta,
muhtâcım hazretine.)
Bu kadar arz eyledi ve
sükût etti yine.
Anladı Resûlullah ne için
geldiğini,
Ve lâkin söylemeye hicâb
eylediğini.
Buyurdu ki: (Herhâlde,
Fâtıma'yı istersin.
Ve lâkin söylemeye,
benden hicâb edersin.)
Allahın Sevgilisi, ona
böyle deyince,
O, (Evet) diyebildi,
utanmıştı iyice.
Bunu, "Fâtıma"ya da
duyurdu Resûl hemen.
Hazreti Fâtıma da, sükût
etti cevâben.
Buyurdu ki: (Yâ Alî,
senin, para edecek,
Neyin var mehr olarak,
Fâtımaya verecek?)
Dedi: (Yâ Resûlallah,
yanımda şimdi benim,
Sâdece bir atım var, bir de
zırhlı gömleğim.)
Buyurdu ki: (Yâ Alî,
lâzım olur sana at.
Ve lâkin zırhlı olan
gömleğini götür sat.)
Hemen "Peki" diyerek
Allahın Habîbine,
Gönderdi birisiyle, zırhı
pazar yerine.
O gün "hazreti Osmân",
yaparken pazarını,
Görüp tanıdı hemen
Mürtezâ'nın zırhını.
Onu satan tellâla sordu ki
varıp derhâl:
(Sâhibi, bu zırh için ne
istiyor ey tellâl?)
"Dörtyüz dirhem" deyince,
dedi ki o tellâla:
(Bunu ben, bu fiyata
alıyorum pekâlâ.)
Parasını ödeyip, o zırhı
aldı hemen.
Yanına, "Dörtyüz dirhem"
koyarak ayriyeten,
Götürüp verdi o gün, hem
"hazreti Alî"ye.
Dedi: (Lâyık değildir,
bu zırh senden gayriye.
Bu dörtyüz dirhemle de,
hallet düğün işini.
Kusûru oldu ise, affet
bu kardeşini.)
"Alî bin Ebî Tâlip"
o zırhı aldı yine.
Geldi Resûlullahın mübârek
hânesine.
Durumu arz edince, gâyet
memnûn oldular.
(Cennette arkadaşım,
Osmân'dır) buyurdular.
"Bilâl-i Habeşî"ye,
o paradan birazcık,
Vererek buyurdu ki: (Yâ
Bilâl, çarşıya çık!
Biraz "Gülsuyu" ile,
biraz da "Bal" satın al.
Ve bir kapta ezerek, "Bal
şerbeti" yap derhâl.
Zîrâ "Fâtıma" ile "Alî"nin
nikâhları,
Yapılacak, dâvet et muhâcir
ve ensârı.)
"Bilâl-i Habeşî" de
dışarıya çıkarak,
Bu nikâh haberini bildirdi
dolaşarak.
Mescid-i Nebevîye, cümle
eshâb-ı kirâm,
Geldiler ve mescidin içi
dışı doldu tam.
|