ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

14 - HAZRET-İ FÂTIMA'NIN EVLENMESİ

SEN NEYİ BEKLİYORSUN?

 

Resûlullahın kızı "Fâtıma" hazretleri,

Yeni onbeş yaşına bastığı günler idi.

 

Girdi bir hizmet için, Resûl'ün huzûruna,

Resûlullah, o ara nazar etti kızına.

 

Ve hemen müşâhede etti ki o aralık,

Evlenecek bir çağa erişmiş kızı artık.

 

O günden îtibâren, Kureyşten çokları hep,

Gelip, Resûlullahtan ettiler onu talep.

 

Eshâbtan da çokları istediyse de, fakat,

O Server, hiçbirine eylemedi iltifât.

 

Ve hattâ bu husûsta buyurdular ki yine:

(Bağlıdır onun işi Rabbimizin emrine.)

 

Bir gün "Ömer Fârûk"la, hazreti "Ebû Bekir",

Görüşüp dediler ki: (Acabâ hikmet nedir?

 

İstedi Fâtıma'yı, Alî'den gayri gençler.

Ama yine vermedi hiçbirine o Server.

 

Haydi gidip soralım, biz bu işi Alî'ye.

Fâtıma’yı, Resûl'den istemez, acep niye?

 

Yoksa talep etmeye var mı bir mâni hâli?

Soralım, ne sebepten bekliyor böyle Alî?)

 

Bunu öğrenmek için, gittiler hemen ona.

Gördüler, su veriyor bir kimsenin bağına.

 

Selâm verip, onunla müsâfahalaştılar.

Daha sonra oturup, bu mevzûyu açtılar.

 

Dediler ki: (Yâ Alî, öndesin her hayırda.

Yüksek mertebedesin Resûlullah yanında.

 

Fâtıma’yı, çokları istedi, biliyorsun.

Kimseye verilmedi, sen neyi bekliyorsun?

 

Zannederiz bu devlet, sana nasîb olacak.

Bunun sebebine de, yapışmak lâzım ancak.

 

Bu husûsta, eshâbın arzûsu böyledir hep.

Resûl'den Fâtıma'yı bir de sen eyle talep.)

 

Alî bin Ebî Tâlip, duyunca bu sözleri,

Sevinip, yaşla doldu o mübârek gözleri.

 

Dedi ki: (Benim dahî böyledir arzûm, ama,

El darlığı mânidir böyle geri durmama.)

 

Ona, şöyle dedi ki hazreti Ebû Bekir:

(Resûlullah katında, bu, hiç mühim değildir.

 

Mâni olmaz bu işe, maddî sıkıntı hâli.

Var hâne-i Resûl'e, talep eyle yâ Alî.)

 

O dahî "Peki" deyip onun nasîhatına,

Geldi Resûlullahın mübârek kapısına.

 

Çaldı ve girmek için beklerken içeriye,

Evden "Ümmü Seleme" seslendi (Kim o?) diye.

 

Allahın Sevgilisi buyurdu ki: (Aç hemen.

Zîra makbûl, mübârek bir kişidir o gelen.

 

Çünkü o, çok seviyor hem Rabbini, hem beni.

Allah ve Resûlü de, çok sever bu geleni.)

 

O, açmaya giderken, dedi ki: (Emredersin!

Lâkin o, kim ola ki, hakkında böyle dersin?)

 

Buyurdu: (Amcam oğlu ve kardeşim Alî'dir.

Kapıyı çabuk aç ki, himmeti çok âlîdir.)

 

Ümmü Seleme der ki: (Kapıya koştum hemen.

Az daha düşecektim, yüz üstü acelemden.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan