|
13
-
BEDİR GAZÂSI
ZEHİRLİ KILIÇ
"Umeyr ibni Veheb"ki,
câhiliyye devrinde,
Küffâr tarafındaydı, meşhûr
Bedir harbinde.
Bir oğlu esîr olup, firâr
etti kendisi.
Bu husûsta "Safvân"la,
konuştular ikisi.
Safvân dedi: (Yâ Umeyr,
Bedir'den sonra bana,
Yaşamanın bir tadı,
kalmadı benden yana.)
Umeyr dedi: (Vallahi, bu
sözün tam yerinde.
Oğlum hâlâ esîrdir,
müslümânlar elinde.
Eğer borcum olmasa,
düşünmesem maîşet,
Onun intikamını, alırdım
gidip elbet.)
Safvân dedi: (Yâ Umeyr,
maîşet ve borcunu.
Üstüme alıyorum, hiç
düşünme sen bunu.
Bu husûsta yapacak
birşeyin varsa şâyet,
Hiç durma, Medîne'ye
şimdi eyle hareket.)
Umeyr memnûn olmuştu,
kalktı hemen yerinden.
Dedi: (Kurtulamazlar, artık
benim elimden!)
İntikam hırsı ile,
duramazdı yerinde.
Lâkin bilmez idi ki, ne
yazar kaderinde?
Esîr aldığı için, mü'minler
evlâdını,
Almaya gidecekti, onun
intikamını.
Kılıcını sıyırıp, zehirledi
iyice.
Eteğinin altına,
yerleştirdi gizlice.
Binerek devesine, daha
sonra pür hiddet,
Medîne beldesine, ulaştı en
nihâyet.
Tam mescidin önünde, inerdi
ki deveden,
"Hazret-i Ömer"
görüp, tanıdı onu hemen.
Üstün firâsetiyle, tanıyıp
kendisini,
Tahmîn etti kötü bir
niyetle geldiğini,
Hiçbir şey söylemedi
kendisi lâkin ona.
Yanına yaklaşarak,
giriverdi koluna.
Hazret-i Ömer ile, Eshâbdan
diğerleri,
Resûl'ün huzûruna,
çıkardılar "Umeyr"i.
Ona suâl etti ki, şânı
büyük Peygamber:
(Mekke'den Medîne'ye,
niçin geldin yâ Umeyr?)
Dedi ki: (Yâ Muhammed,
geldim ki Medîne'ye,
Oğlumu bağışlarsan,
götüreyim Mekke'ye.)
Buyurdu: (Eteğinin
altında gizlediğin,
O zehirli kılıcı, peki
niye getirdin?
Sonra sen Safvân ile,
Mekke'de bir konuda,
Nasıl anlaşmıştınız,
beyan eyle onu da.)
Umeyr çok şaşırmıştı, başı
düştü önüne.
Hidâyet ışıkları, doluyordu
gönlüne.
Ne konuştular ise Safvân'la,
teker teker,
Bütün tafsîlâtiyle,
söyleyince o Server,
Mahcûbiyyet içinde, değişti
hâli birden.
Dedi: (Hak peygambersin,
îmân ettim şimdi ben.)
O anda getirerek, Kelime-i
şehâdet,
Resûl'ün huzûrunda, îmân
etti nihâyet.
Ve dedi ki: (Önceden,
Allahın Resûlünün,
Dînini söndürmeye,
çalışırken gün be gün,
Şimdi, aynı gayretle,
islâm için, gün gece,
İhlâsla çalışırım
elimden geldiğince.)
|