ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

13 - BEDİR GAZÂSI

ZEHİRLİ KILIÇ

 

"Umeyr ibni Veheb"ki, câhiliyye devrinde,

Küffâr tarafındaydı, meşhûr Bedir harbinde.

 

Bir oğlu esîr olup, firâr etti kendisi.

Bu husûsta "Safvân"la, konuştular ikisi.

 

Safvân dedi: (Yâ Umeyr, Bedir'den sonra bana,

Yaşamanın bir tadı, kalmadı benden yana.)

 

Umeyr dedi: (Vallahi, bu sözün tam yerinde.

Oğlum hâlâ esîrdir, müslümânlar elinde.

 

Eğer borcum olmasa, düşünmesem maîşet,

Onun intikamını, alırdım gidip elbet.)

 

Safvân dedi: (Yâ Umeyr, maîşet ve borcunu.

Üstüme alıyorum, hiç düşünme sen bunu.

 

Bu husûsta yapacak birşeyin varsa şâyet,

Hiç durma, Medîne'ye şimdi eyle hareket.)

 

Umeyr memnûn olmuştu, kalktı hemen yerinden.

Dedi: (Kurtulamazlar, artık benim elimden!)

 

İntikam hırsı ile, duramazdı yerinde.

Lâkin bilmez idi ki, ne yazar kaderinde?

 

Esîr aldığı için, mü'minler evlâdını,

Almaya gidecekti, onun intikamını.

 

Kılıcını sıyırıp, zehirledi iyice.

Eteğinin altına, yerleştirdi gizlice.

 

Binerek devesine, daha sonra pür hiddet,

Medîne beldesine, ulaştı en nihâyet.

 

Tam mescidin önünde, inerdi ki deveden,

"Hazret-i Ömer" görüp, tanıdı onu hemen.

 

Üstün firâsetiyle, tanıyıp kendisini,

Tahmîn etti kötü bir niyetle geldiğini,

 

Hiçbir şey söylemedi kendisi lâkin ona.

Yanına yaklaşarak, giriverdi koluna.

 

Hazret-i Ömer ile, Eshâbdan diğerleri,

Resûl'ün huzûruna, çıkardılar "Umeyr"i.

 

Ona suâl etti ki, şânı büyük Peygamber:

(Mekke'den Medîne'ye, niçin geldin yâ Umeyr?)

 

Dedi ki: (Yâ Muhammed, geldim ki Medîne'ye,

Oğlumu bağışlarsan, götüreyim Mekke'ye.)

 

Buyurdu: (Eteğinin altında gizlediğin,

O zehirli kılıcı, peki niye getirdin?

 

Sonra sen Safvân ile, Mekke'de bir konuda,

Nasıl anlaşmıştınız, beyan eyle onu da.)

 

Umeyr çok şaşırmıştı, başı düştü önüne.

Hidâyet ışıkları, doluyordu gönlüne.

 

Ne konuştular ise Safvân'la, teker teker,

Bütün tafsîlâtiyle, söyleyince o Server,

 

Mahcûbiyyet içinde, değişti hâli birden.

Dedi: (Hak peygambersin, îmân ettim şimdi ben.)

 

O anda getirerek, Kelime-i şehâdet,

Resûl'ün huzûrunda, îmân etti nihâyet.

 

Ve dedi ki: (Önceden, Allahın Resûlünün,

Dînini söndürmeye, çalışırken gün be gün,

 

Şimdi, aynı gayretle, islâm için, gün gece,

İhlâsla çalışırım elimden geldiğince.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan