ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

13 - BEDİR GAZÂSI

ALLAHÜ EKBER! ALLAHÜ EKBER!

 

Resûlullah, geçerek ordusunun başına,

Bir âyeti kerîme okudu eshâbına.

 

Meâlen şöyleydi ki: (Siz ey îmân edenler!

Karşılaşır iseniz bir düşman ile eğer,

 

Sabır ve sebât edip, Hakkı çok zikrediniz.

Çünkü sabredenlerle berâberdir Rabbiniz.)

 

Eshâb, bu (Zikrediniz!) emrini aldığında,

Hep birlikte "Tekbîr"ler getirdiler ânında.

 

Başlamak üzereydi savaşa iki ordu.

Heyecân, son haddine gelmiş bulunuyordu.

 

Lâkin şöyle bir âdet var idi ki o zaman:

Harp edecek ordular, henüz karşılaşmadan,

 

Önce, iki taraftan yiğitler çıkıyordu.

Karşılıklı olarak, bunlar çarpışıyordu.

 

Bu ilk çarpışmalarla, taraflar, yavaş yavaş,

Harbe ısınırlardı, olmadan henüz savaş.

 

Müşriklerden birisi, çiğneyip bu âdeti,

Bir ok atıp, eshâbtan birini şehîd etti.

 

Bu hareket, güç geldi sahâbe-i kirâma.

İçleri, volkan gibi başladı kaynamaya.

 

O sırada "Üç kâfir" ileriye çıktılar.

Üçü de, en azılı islâm düşmanıydılar.

 

Bunlar, "Utbe" ve "Şeybe", iki birâder idi.

Üçüncüsü, Utbe'nin oğlu olan "Velîd"di.

 

Bunlar, mücâhidlere şöyle nidâ ettiler:

(Bizimle çarpışacak içinizde var mı er?)

 

Mücâhidlerden "Ebû Huzeyfe" hazretleri,

Kılıcını sıyırıp, derhâl çıktı ileri. 

 

"Utbe", babası idi hem de bu sahâbînin.

Fırladı, babasıyla çarpışma yapmak için.

 

Ve lâkin Resûlullah, ona mâni oldular.

(Dur yâ Ebâ Huzeyfe, sen gitme!) buyurdular.

 

Sonra, Afrâ hâtunun iki oğlu, berâber,

"Muâz" ile "Muavvez" adlı iki birâder,

 

İleriye çıktılar, onlarla çarpışmaya.

Bir de çıktı ileri, "Abullah bin Revâha".

 

Müşrikler, (Siz kimsiniz?) diye suâl ettiler.

Onlar, (Biz Medîneli mü'minleriz) dediler.

 

Müşrikler seslendi ki: (Sizinle yok işimiz.

Biz, kendi kavmimizden kimseleri isteriz.

 

Yâ Muhammed, sen bize, kavmimizden bize denk,

Bahadırlar gönder ki, onlarla edelim cenk.)

 

O zaman Resûlullah, üç yiğit sahâbîye,

Duâ edip emretti: (Siz geri dönün!) diye.

 

Sonra da, eshâbını süzerek ayrı ayrı,

Buyurdu ki: (Kalkınız, ey Hâşim oğulları!

 

Allahın bu dînini söndürmek için gelen,

Şu kâfirlere karşı, çarpışın çekinmeden.)

 

Sonra, isimleriyle çağırdılar tek be tek:

(Kalk yâ Alî, yâ Hamza, yâ Ubeyde!) diyerek.

 

Resûl'ün emri ile, bu üç büyük sahâbî,

Çıktılar ileriye, hemen arslanlar gibi.

 

Kılıçları sıyırıp, hemen ilerlediler.

Üç azılı kâfirin karşısına geçtiler.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan