ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

13 - BEDİR GAZÂSI

SAVAŞ BAŞLIYOR

 

Kumluk olduğu için karargâh kurulan yer,

Güçlük çekiyorlardı yürümekte gâziler.

 

Allahın Sevgilisi, buna duâ edince ,

Öyle yağmur yağdı ki o bölgeye o gece,

 

Kaygan olan o zemin, sertleşti hem de gâyet.

Bu, müslümânlar için oldu büyük bir rahmet.

 

Resûlullah, eshâbı namâza kaldırdılar.

Ve sabah namâzını, cemâatle kıldılar.

 

Sonra da eshâbına, “Cihâd” ile “Şehîdlik”,

Hakkında hitâb edip, savaşa etti teşvîk.

 

Onyedinci günüydü Ramazân-ı şerîfin.

Günlerden Cumâ idi ve güneş doğdu hemîn. 

 

Biraz sonra, târihin en mühim, en amânsız,

Ve en büyük savaşı olacaktı hilâfsız.

 

Bir yanda Fahr-i âlem, Allah’ın Sevgilisi,

Ve yanında, bir avuç şerefli sahâbîsi.

 

Hepsi, can ve başını koyarak orta yere,

Resûl'ün aşkı için, gelmişlerdi "Bedir"e.

 

Öbür tarafta ise, Allah’ı inkâr eden,

Ve Onun Habîbini yok etmeği dileyen,

 

Azgın, taşkın, inâtçı, kâfir gürûhu vardı.

İki ordu "Bedir"de  karşılaşacaklardı.

 

O kâfir sürüsünün içinde hem de o gün,

Akrabâları vardı Allah’ın Resûlünün.

 

Kâfirler "Bin" kişiydi, "Üçyüzbeş" er'e karşı.

O gün ilk olacaktı "Îmân-küfür" savaşı.

 

O sırada kâfirler, karargâhtan çıktılar.

Harp sâhasına doğru, akmaya başladılar.

 

Çoğunun üzerleri, kaplı idi zırhlarla.

Techîz edilmişlerdi binek ve silâhlarla.

 

Ve yaklaşıyorlardı gurur, kibir içinde.

İslâmı yıkmak” idi gâyesi hepsinin de.

 

Onların bu hâlini görünce Resûlullah,

"Hazret-i Sıddîk" ile çadıra girdi nâgâh.

 

Mübârek ellerini yukarı kaldırarak,

Şöyle duâ eyledi Rabbine yalvararak:

 

(Yâ Rabbî, işte küffâr gururla geliyorlar.

Sana meydan okuyor, beni yalanlıyorlar.

 

Yâ ilâhî, vaktâ ki va’detmiştin ki bana,

Muzaffer eyliyesin beni hasımlarına.

 

İşte, Kureyş geliyor yıkmak için bu dîni.

Bu gün getir yerine bana olan va’dini.

 

Bu bir avuç mü’mini, eğer helâk edersen,

Bulunmaz yeryüzünde, hiç sana kulluk eden.

 

Yâ Rabbî, va’dettiğin o yardımı nasîb et.

Yoksa, bu günden sonra yok olur islâmiyyet.)

 

Hazreti Ebû Bekir tesellî ediyordu.

(Üzülme, Hak teâlâ yardım eder!) diyordu.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan