ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

12 - MEDÎNE-İ MÜNEVVERE DEVRİ

MESCİD-İ KIBLETEYN

 

Resûl'ün Medîneye teşrîfi üzerinden,

Onyedi ay geçmişti o günden îtibâren.

 

Lâkin Resûl ve eshâb, Kudüs-ü şerîfteki,

Beyt-i makdîs”e dönüp, namâz kılarlar idi.

 

Kubâ ve Medînede yapılan mescidlerin,

Kıblesi, buna göre yapıldı çünkü ilkin.

 

Ve lâkin yehûdîler, bunu fırsat bilerek,

Bir fitne çıkardılar, dedi kodu ederek.

 

Dediler: (Ne acâyip ve ne gayri tabii.

Dîni bizden apayrı, kıblesi bizim gibi.)

 

Bu sözleri, eshâb da işitiyordu, ancak,

Bir şey söylemezlerdi buna cevap olarak.

 

Küffârın bu sözleri, Allahın Resûlünün,

Mübârek kulağına nihâyet geldi bir gün.

 

Temiz, nâzik kalpleri, incindi bu sözlerden.

Cebrâil geldiğinde, söyledi Ona hemen.

 

Buyurdu: (Ey Cebrâil, arz eyle ki Allaha,

Namâzlarda yüzümü çevirsin Beytullaha.

 

Zîra yehûdîlere âit bu Beyt-i makdîs.

Kıble için, Kâ’beyi eylesin bana tahsîs.)

 

Cibrîl aleyhisselâm dedi ki: (Yâ Muhammed!

Bunu, Hak teâlâdan talep eyle, duâ et.)

 

Cibrîl, Resûlullaha eyleyince böyle arz.

Allahın Sevgilisi Rabbine etti niyâz.

 

Ve “Bekara” sûresi, yüzkırkdördüncü âyet,

Allahın Resûlüne nâzil oldu nihâyet.

 

Ve şöyle buyurdu ki meâlen cenâbı Hak:

(Ey Habîbim, biz seni görüyoruz muhakkak.

 

Vahyin gelmesi için, duâ eylediğini,

Ve bizden ayrıca bir, “Kıble” istediğini.

 

İşte ey Peygamberim, bunun için seni biz,

İstediğin kıbleye hemen çevireceğiz.

 

Bundan sonra yüzünü, döndür “Kâbe yönü”ne.

Ey mü’minler, namâzda siz de dönün bu yöne.)

 

Resûlullah, eshâba namâz kıldırıyordu.

O namâz esnâsında, bu âyet nâzil oldu.

 

Öğlenin farzı idi ve bitmemişti daha.

Getirdi bu âyeti Cibrîl Resûlullaha.

 

O Server, alır almaz Rabbinin bu emrini,

"Beytullah"a çevirdi, namâzda yönlerini.

 

Sahâbe-i kirâm da, Peygambere uyarak,

Hep "Kâ’be"ye döndüler, birden toplu olarak.

 

O namâzın yarısı, “Beyt-i makdîs”e doğru,

Yarısı da, “Kâ’be”ye doğru kılınmış oldu.

 

Bu vak’a, bu mescidde vukûa geldiğinden,

Onun ismi, “Mescid-i kıbleteyn” oldu hemen.

 

Peygamber Efendimiz ve bütün müslümânlar,

Artık “Kâ’beye doğru” namâzları kıldılar.

 

Hem sonra Resûlullah, hiç vakit geçirmeden,

"Kubâ"da ilk yapılan mescide gitti hemen.

 

Onun mihrâbını da, mübârek elleriyle,

Yaptı ve duvarları değişti tamâmiyle.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan