|
12
-
MEDÎNE-İ MÜNEVVERE DEVRİ
ABDULLAH BİN SELÂM
“Radıyallahü Anh”
"Resûl"ün o mübârek,
nûrlu yüzünü, bir an,
Görüp, âşık olanlar çok var
idi o zaman.
Şerefli sohbetini, bir kere
dinleyince,
Hayrân olup, müslümân
olanlar vardı nice.
“Abullah bin Selâm”dı,
biri bu kimselerden.
Yehûdî âlimiydi henüz îmân
etmeden.
Kendisi anlatır ki: Ben “İncîl”
ve “Tevrât”ı,
Babamdan okuyarak, öğrendim
hakîkatı.
Yâni “Âhir zamanda bir
Peygamber gelecek”,
Diye, küçük yaşımda
öğrenmiştim, bu gerçek.
Onun sıfatlarını, hâllerini
bittamâm,
Tevrât’tan okuyarak öğretti
bana babam.
Lâkin bana derdi ki:
(Gelecek o Peygamber,
Hârun Nebî neslinden
gelecek olsa eğer,
İnanır, tâbi olur,
ederim çok îtibâr.
Başka soydan gelirse,
inanmam Ona zinhâr.)
Lâkin o, Resûlullah
Medîneye gelmeden,
Bir gün vefât eyledi, Ona
îmân etmeden.
Daha sonra Mekkede, Onun
Nübüvvetini,
Ve bunu, âşikâre îlân
eylediğini,
Duyunca, îmân ettim o
Resûl’e hemence.
Zîra geleceğini bilirdim
daha önce.
Lâkin bu îmânımı saklayıp
sükût ettim.
Ve Onun, Medîneye teşrîfini
bekledim.
Vaktâ ki teşrîf etti o
Resûl Medîneye,
Koştum hemen “Görüp de
îmân edeyim” diye.
Mübârek cemâlini, ilk defâ
görür görmez,
Düşündüm ki: “Bu yüzün
sâhibi yalan demez.”
Kalabalık içine karışmıştım
o gün ben.
“Nübüvvet nûru” ile
tanıdı beni hemen.
Ve şöyle buyurdu ki görünce
beni ilkin:
(Medînenin âlimi İbni
Selâm sen misin?)
(Evet, benim) deyince,
bana, (Yaklaş!) buyurdu.
Yanına yaklaşınca, şöyle
bir suâl sordu:
(Benim geleceğimi,
ismimi, Allah için,
Tevrât’ta okuyup da
öğrenmemiş mi idin?)
Ben, (Okumuştum) deyip, arz
ettim: (Efendim, siz,
Allahın sıfatları nedir,
söyler misiniz?)
Benim bu suâlimin
karşısında o Server,
Hemen cevap vermeyip, bir
miktâr beklediler.
Cibrîl aleyhisselâm inerek
yeryüzüne,
Bir sûre inzâl etti Allahın
Resûlüne.
Okudu Resûlullah o “İhlâs
sûresi”ni.
Ben, edeble dinleyip,
tasdîk ettim hepsini.
Dedim: (Yâ Resûlallah,
sen doğruyu söylersin.
Ve bizi, bâtıl yoldan,
Hakk'a dâvet edersin.
Şehâdet ederim ki,
Allahtır asıl ilâh.
Sen de Onun kulu ve
Peygamberisin Vallah.)
Şehâdeti getirip o
Server’in önünde,
Ona îmân etmekle
şereflendim o günde.
|