ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

12 - MEDÎNE-İ MÜNEVVERE DEVRİ           (Selmân-ı Fârisî)       

KURTULDU KÖLELİKTEN

 

Hem “Selmân-ı Fârisî” anlatır ki kendisi:

Bir gün, beni sorarak arıyordu birisi.

 

Diyordu: (Kırk ukiyye altını, sâhibine ,

Verip de kavuşacak kimdir hürriyetine?)

 

Baktım, pek tanıdığım kimselerden değildi.

Bana, "Yumurta" kadar bir “Altın” verip gitti.

 

Alarak o altını o kimsenin elinden,

Allahın Resûlünün yanına gittim hemen.

 

Dedim: (Yâ Resûlallah, bilmediğim bir kimse,

Bana, şöyle bir altın verdi o her kim ise.)

 

Buyurdu ki: (Götürüp, yehûdîye ver bunu.

Edâ et böylelikle ona olan borcunu.)

 

Dedim: (Yâ Resûlallah, bu altın hafif biraz.

Onun istediğinden zannederim daha az.)

 

Allahın Sevgilisi aldı onu eline.

Sürüverdi mübârek dilinin üzerine.

 

Buyurdu ki: (Al şimdi, yehûdîye götür ver.

Zannederim bu altın, borcunu edâ eder.)

 

Götürüp verdiğimde, yehûdî tarttı onu.

Gördü istediğinden, hem “Ağır” olduğunu.

 

Resûl-ü müctebânın bu mûcizesi ile,

Kendimi kölelikten kurtardım böylelikle.

 

Vaktâ ki kölelikten, âzâd etti kendini,

Sepet” örüp, satmakla sağlardı geçimini.

 

Kârının bir kısmıyla, kendi geçiniyordu.

Kalanı, fakîrlere hediye ediyordu.

 

Çok ibâdet ederdi gece karanlığında.

İbâdetsiz gecesi, geçmedi hayâtında.

 

Bâzı gece, Resûl’ün huzûruna giderek,

Sohbet ediyorlardı, başbaşa sabaha dek.

 

Öyle dalmış idi ki Resûl’ün sevgisine,

Hiç tatlı gelmiyordu başka şey kendisine.

 

Tamâmen “Âhiret”e çevirmişti gönlünü.

Rabbine ibâdetle geçirdi bir ömrünü.

 

Dünyâya, zerre kadar vermezdi ehemmiyet.

Zîra onun gözünde, var idi sırf âhiret.

 

Îmâna kavuşunca, “Eshâb-ı suffe” denen,

Ehl-i ilim zâtlardan biri oldu o hemen.

 

Kinde” kabîlesinden, bir kızla evlenmişti.

Evlendiği hanımın hânesine gelmişti.

 

Baktı ki, duvarlarda, “Süsler” var, etti hayret.

Dedi: (Ancak Kâ’beye yakışır böyle zînet.)

 

Daha sonra gördü ki, evinde çok “Eşyâ” var.

Hanımına sordu ki: (Kimindir bu eşyâlar?)

 

(Bize âit) deyince, dedi: (Yolculuktayız.

Yolcuya lâzım olan kadar olsun malımız.)

 

Bir “Hizmetçi kadın”ı, gördü hem de o vakit.

Sordu ki: (Bu hizmetçi kadın da kime âit?)

 

(Senin ve ehlinindir) deyince de bu sefer,

Dedi ki: (Bana böyle emretmedi o Server.)

 

Bana buyurdular ki: (Nikâhlı hanımından,

Başka kadın, evinde bulundurma yâ Selmân!)

 

Sonra kalkıp, başladı gece ibâdetine.

Ağlayıp, göz yaşıyle duâ etti Rabbine.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan