ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

12 - MEDÎNE-İ MÜNEVVERE DEVRİ           (Selmân-ı Fârisî)       

ÎMÂNLA ŞEREFLENDİM

 

Ertesi gün, Resûl’ün yanına gittim yine.

O ise gidiyordu, bir mevtânın defnine.

 

Mühr-ü nübüvvet”ini görmekti arzûm o gün.

Bu niyetle, yanına yaklaştım “O Resûl”ün.

 

Murâdımı anlayıp, kaldırdı gömleğini.

Görmekle şereflendim, “Mühr-ü nübüvveti”ni.

 

Kendimi tutamayıp, o mührü öptüm hemen.

Ağlayıp, ırmak gibi yaş aktı gözlerimden.

 

Bu, "Son alâmet"i de görünce en nihâyet,

Îmân edip, bana da nasîb oldu hidâyet.

 

Başımdan geçenleri anlattım Peygambere.

Dinleyip, çok taacüb eyledi o hâllere.

 

Ve emir buyurdu ki bana hemen o Server:

(Eshâb-ı kirâma da bunları anlatıver.)

 

Sahâbenin cümlesi, toplandı o arada.

Başımdan geçenleri anlattım onlara da.

 

Lâkin “Arab dili”ni bilmiyordum o zaman.

Anlaşabilmek için istedim bir tercümân.

 

Dil bilen bir yehûdî, gelmiş idi o yere.

"Selman"ın sözlerini söylerdi Peygambere.

 

Lâkin Resûlullahı metheden sözlerini,

Kast ile değiştirip, söylerdi hep tersini.

 

Derhâl "Cibrîl-i emîn" inerek yeryüzüne,

Bildirdi bu durumu Allahın Resûlüne.

 

Bunu, kendisine de söyledikleri zaman,

"Şehâdet"i getirip, o da oldu müslümân.

 

Ve “Selmân-ı Fârisî” girince de bu dîne,

Köleliğe, bir müddet devâm etti O yine.

 

Allahın Sevgilisi buyurdu ki bir zaman:

(Kendini kölelikten âzâd eyle yâ Selmân.)

 

Gidip efendisine söyledi bunu, fakat,

O buna, bir şart ile eyledi muvâfakat.

 

Dedi: (Hemen dikersen, “Üçyüz” hurma fidanı,

Ve ne zaman gelirse, meyve verme zamanı,

 

Ayrıca “Kırk ukiyye” bana altın verirsen,

Ancak âzâd edersin, kendini kölelikten.)

 

Ayrılıp geldi hemen Resûl'ün huzûruna.

Yehûdînin şartını arz etti aynen Ona.

 

Eshâba emretti ki Peygamber Efendimiz:

(Kardeşiniz Selmâna siz de yardım ediniz.)

 

“Üçyüz hurma fidanı” buldular hemen ona.

Çağırdı Resûlullah onu huzûrlarına.

 

Buyurdu ki: (Yâ Selmân, hazırla çukurları.

Bizzât ben elim ile, dikeceğim onları.)

 

O dahî çukurları kazıp hazır edince,

Resûl-ü müctebâya haber verdi hemence.

 

Mübârek elleriyle, Resûl, o fidanları,

Gelip, çukurlarına, diktiler ayrı ayrı.

 

Sonra da, ellerini kaldırıp o arada,

Meyve vermesi için duâ etti o anda.

 

Resûl’ün bereketi ve duâları ile,

O yıl meyve verdiler fidanlar tamâmiyle.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan