ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

12 - MEDÎNE-İ MÜNEVVERE DEVRİ           (Selmân-ı Fârisî)       

SON PEYGAMBER GELİYOR

 

Bu yeni hıristiyân âlimi sevdim gâyet.

Zîra “Dünyâ malı”na vermezdi ehemmiyyet.

 

Dünyâdan âhirete döndürmüştü yüzünü.

Tâatte geçirirdi, gece ve gündüzünü.

 

Yanında uzun zaman kalıp sevdim o zâtı.

Birlikte yapıyorduk, ibâdet ve tâatı.

 

Ona hizmet ederdim, zevk ile ve severek.

"Âhiret adamı"ydı, dünyâyı etmişti terk.

 

Bir gün ona dedim ki: (Ey kıymetli efendim!

Yıllardır yanınızda bulunup hizmet ettim.

 

Allahın her emrine edersiniz itâat.

Harâmdan kaçmaya da, edersiniz pek dikkat.

 

Lâkin bir gün gelir de, siz vefât ederseniz,

Bana, hangi âlimi tavsiye edersiniz?)

 

Dedi ki: (Ey evlâdım, Şam’da yok böyle bir zât.

Musul’daki âlime tâbi ol gidip bizzât.)

 

O vefât ettiğinde, vardım “Musul” iline.

O âlimi bularak, koyuldum hizmetine.

 

O da, evvelki gibi çok zâhid idi, fakat,

Onun da ömrü bitip, eyledi bir gün vefât.

 

Ona dahî ölmeden arz edince hâlimi.

Söyledi “Nusaybin”de bulunan bir âlimi.

 

Musul’dan ayrılarak, ulaştım “Nusaybin”e.

O âlimi bularak, katıldım hizmetine.

 

Çok derin âlim olup, zâhid idi be gâyet.

Onun dahî vefâtı yakın oldu nihâyet.

 

Dedim ki: (Ey efendim, siz vefât ederseniz,

Beni, hangi âlime acep gönderirsiniz?)

 

Dedi: (Amûriye’de bir âlim var ki evlât,

Hıristiyân dîninde, çok azdır böyle bir zât.)

 

O vefât ettiğinde, gittim “Amûriye”ye.

Ki, o âlim Rabbimi tanıtsın bana diye.

 

O âlimi bularak, yıllarca ettim hizmet.

Onun dahî vefâtı yakınlaştı nihâyet.

 

Dedim ki: (Göçerseniz siz de ebediyyete

Kime gönderirsiniz bu fakîri hizmete?)

 

Dedi ki: (Buralarda yok öyle âlim bir zât.

Âhir zaman Nebîsi” yakında gelir fakat.

 

Arab’dan çıkacaktır o Peygamber Vallahi.

Onu müjdelemiştir, Îsâ Peygamber dahî.

 

Alâmeti şudur ki, O, kavminin şerrinden,

Hurması bol bir yere, hicret eder şehrinden.

 

Sadaka almaz ama, kabûl eder hediye.

Sırtında bir ben vardır, “Mühr-ü Nübüvvet” diye.)

 

Çok hoşuma gitmişti o âlimin sözleri.

O günden çok sevmiştim, dediği Peygamberi.

 

Artık "Arab ili"ne gitmeği istiyordum.

O Resûl'e yetişip, îmân etsem” diyordum.

 

Bu arzûlar içinde günler geçti aradan.

Duydum: “Arab iline gidecekmiş bir kervan”.

 

Bir hayli mal vererek o kervan sâhibine,

Dedim ki: (Beni dahî, götür Arab iline.)

 

Kabûl edip, beni de kâfileye aldılar.

Sonra ihânet edip, "Köle" diye sattılar.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan