|
12
-
MEDÎNE-İ MÜNEVVERE DEVRİ
KİM MİSÂFİR EDECEK ?
Bir gün “Suffe ehli”nden,
Resûl'ün huzûruna,
Biri gelip, açlıktan
şikâyet etti Ona.
Dedi: (Yâ Resûlallah, üç
gündür hiç yemedim.
Açlıktan hiç kalmadı,
yürüyecek tâkatim.)
Acıdı Resûlullah o garibin
hâline.
Hemen haber gönderdi kendi
hânelerine.
(Evimizde, erzâktan, bir
nesne varsa şâyet,
Bir fakîr müslümânı
edeyim eve dâvet.)
Zevceleri cevâben, arz etti
ki: (Su hâriç,
Evimizde, yiyecek bir
nesne kalmadı hiç.)
Gönderdi Resûlullah onu
diğer zevceye.
O da, aynı cevâbı verdi o
haberciye.
Bu sefer eshâbına buyurdu
ki: (Bu fakîr,
Çok açmış, kim bu gece
eder onu misâfir?)
Mâlesef onların da, ona
ikrâm edecek,
Yok idi evlerinde, o kadar
bir yiyecek.
Buna rağmen birisi dedi ki
o Server'e:
(Onu, müsâdenizle
götüreyim ben eve.)
Düşündü ki: “Bizde
de, bize yetecek kadar,
Yemeğimiz var ama, bu işin
kolayı var.
Biz ve çocuklarımız, bu
akşam hiç yemeyiz.
Mevcût olan taâmı, ona
ikrâm ederiz.”
O böyle hâlisâne, güzel
niyet ederek,
O fakîri evine götürdü
sevinerek.
Hanımına sordu ki:
(Yemeğimiz ne kadar?)
Dedi ki: (Çocuklara
yetecek miktârda var.)
Dedi: (Resûlullahın var ki
bir misâfiri,
Doyurmamız gerekir bu akşam
o fakîri.
Çocukları avut da, sofraya
gelmesinler.
Yâhut erken uyut da, yemek
istemesinler.)
Hanım dedi: (Elbette,
biz mühim değiliz hiç.
Biz onu doyurursak,
buluruz huzûr, sevinç.
Hem de Resûlullahın
misâfiriymiş o zât.
Sevâp kazanmak için, bu
bize büyük fırsat.)
Bir hamlede sofrayı
hazırladı odaya.
Dedi ki: (Misâfiri buyur
eyle sofraya.)
Ve lâkin “Bir kişilik”
yemekti hazırlanan.
O mübârek sahâbî, düşündü
ki o zaman:
“Yemeğin azlığını görürse o
misâfir,
Râhatlıkla yemekten belki
utanabilir.
Kalkıp söndüreyim ki bu
odanın mumunu,
Görmesin tek kişilik az
yemek olduğunu.”
“Mumu düzeltir” gibi
yaparak en nihâyet,
Söndürüp, misâfiri sofraya
etti dâvet.
Karanlıkta o fakîr, yedi
bir iştâh ile.
O, yer gibi yaparak, yemedi
lokma bile.
Görmüyordu misâfir, yiyor
mu, yemiyor mu?
Zâten o, bu niyetle
söndürmüştü o mumu.
O fakîr, râhatlıkla yiyip
kalktı doyarak,
Ev sâhibi, sofradan çekildi
aç olarak.
Ertesi gün, gelince
Resûl'ün huzûruna,
Allahın Sevgilisi
buyurdular ki ona:
(Dün sizin o fakîre olan
şefkatinizden,
Ötürü, Hak teâlâ çok
râzı oldu sizden.)
|