ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

12 - MEDÎNE-İ MÜNEVVERE DEVRİ

KİM MİSÂFİR EDECEK ?

 

Bir gün “Suffe ehli”nden, Resûl'ün huzûruna,

Biri gelip, açlıktan şikâyet etti Ona.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, üç gündür hiç yemedim.

Açlıktan hiç kalmadı, yürüyecek tâkatim.)

 

Acıdı Resûlullah o garibin hâline.

Hemen haber gönderdi kendi hânelerine.

 

(Evimizde, erzâktan, bir nesne varsa şâyet,

Bir fakîr müslümânı edeyim eve dâvet.)

 

Zevceleri cevâben, arz etti ki: (Su hâriç,

Evimizde, yiyecek bir nesne kalmadı hiç.)

 

Gönderdi Resûlullah onu diğer zevceye.

O da, aynı cevâbı verdi o haberciye.

 

Bu sefer eshâbına buyurdu ki: (Bu fakîr,

Çok açmış, kim bu gece eder onu misâfir?)

 

Mâlesef onların da, ona ikrâm edecek,

Yok idi evlerinde, o kadar bir yiyecek.

 

Buna rağmen birisi dedi ki o Server'e:

(Onu, müsâdenizle götüreyim ben eve.)

 

Düşündü ki: Bizde de, bize yetecek kadar,

Yemeğimiz var ama, bu işin kolayı var.

 

Biz ve çocuklarımız, bu akşam hiç yemeyiz.

Mevcût olan taâmı, ona ikrâm ederiz.”

 

O böyle hâlisâne, güzel niyet ederek,

O fakîri evine götürdü sevinerek.

 

Hanımına sordu ki: (Yemeğimiz ne kadar?)

Dedi ki: (Çocuklara yetecek miktârda var.)

 

Dedi: (Resûlullahın var ki bir misâfiri,

Doyurmamız gerekir bu akşam o fakîri.

 

Çocukları avut da, sofraya gelmesinler.

Yâhut erken uyut da, yemek istemesinler.)

 

Hanım dedi: (Elbette, biz mühim değiliz hiç.

Biz onu doyurursak, buluruz huzûr, sevinç.

 

Hem de Resûlullahın misâfiriymiş o zât.

Sevâp kazanmak için, bu bize büyük fırsat.)

 

Bir hamlede sofrayı hazırladı odaya.

Dedi ki: (Misâfiri buyur eyle sofraya.)

 

Ve lâkin “Bir kişilik” yemekti hazırlanan.

O mübârek sahâbî, düşündü ki o zaman:

 

“Yemeğin azlığını görürse o misâfir,

Râhatlıkla yemekten belki utanabilir.

 

Kalkıp söndüreyim ki bu odanın mumunu,

Görmesin tek kişilik az yemek olduğunu.”

 

Mumu düzeltir” gibi yaparak en nihâyet,

Söndürüp, misâfiri sofraya etti dâvet.

 

Karanlıkta o fakîr, yedi bir iştâh ile.

O, yer gibi yaparak, yemedi lokma bile.

 

Görmüyordu misâfir, yiyor mu, yemiyor mu?

Zâten o, bu niyetle söndürmüştü o mumu.

 

O fakîr, râhatlıkla yiyip kalktı doyarak,

Ev sâhibi, sofradan çekildi aç olarak.

 

Ertesi gün, gelince Resûl'ün huzûruna,

Allahın Sevgilisi buyurdular ki ona:

 

(Dün sizin o fakîre olan şefkatinizden,

Ötürü, Hak teâlâ çok râzı oldu sizden.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan