ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

12 - MEDÎNE-İ MÜNEVVERE DEVRİ

EL ELE, GÖNÜL GÖNÜLE

 

Peygamber Efendimiz, gelince Medîneye,

Çok sıkı bir bağlılık husûle gelsin diye,

 

Muhâcir” mü’minlerle, onlara yardım eden,

Ensâr”ı, kardeş yaptı birbirlerine hemen.

 

Lâkin “hazreti Alî” kalınca en sonraya,

“Unutuldum” zannedip, geldi Resûlullaha.

 

Üzüntülü bir hâlde arzeyledi derdini.

Dedi: (Yâ Resûlallah, unuttunuz mu beni?)

 

Buyurdu ki: (Yâ Alî, unutmadım elbette.

Sen, benim kardeşimsin dünyâ ve âhirette.)

 

Böylece, yurtlarını terk eden sahâbenin,

Mahzûnluğu, bir miktâr azalıp oldu teskîn.

 

Medînede yaşıyan o müslümânlar zîra,

Hepsi, bağırlarını açmışlardı onlara.

 

Onları evlerine misâfir etmişlerdi.

Ve her türlü yardımı esirgememişlerdi.

 

Her Medîneli eshâb, bağını, bahçesini,

İkiye ayırmıştı nesi varsa hepsini.

 

Onların yarısını, ayırıp kendisine,

Vermişti diğerini, muhâcir kardeşine.

 

Hem veriyor ve hem de, çok sevinç duyuyordu.

Bu, dünyâ târihinde ilk vâki oluyordu.

 

“Âdem Nebî”den beri, çok göçler oldu elbet.

Lâkin hiç olmamıştı böyle ulvî bir "Hicret".

 

Yâni birbirleriyle böyle sıkı kaynaşma,

Ve böyle muhabbetli ve candan kucaklaşma,

 

Ancak "İslâm dîni"nin getirdiği kardeşlik,

Rûhu ile dünyâda mümkün olmuş idi ilk.

 

Bu hâl, Resûlullahın bir kere sohbetiyle,

Elde ediliyordu, bir tek teveccühüyle.

 

O mübârek kalbinden fışkıran “Nûrlar”, hemen,

Eshâbın kalplerine akıyordu tamâmen.

 

O, deryâlar misâli “Feyzler”i, cümle eshâb,

Kalplerine akıtıp, olurlardı feyizyâb.

 

Ensâr” ve “Muhâcirîn”, Resûl'ün etrâfında,

Gönül gönüle verip, toplandılar ânında. 

 

"Hicret" hâdisesiyle müslümânlar nihâyet,

İlk adım atıyordu olmak için bir “Devlet”.

 

Lâkin Medînede de, vardı yine müşrikler,

Onlar, Resûlullaha gâyet düşman idiler.

 

Vaktâki mü’minlerin güzel anlaştığını,

Ve el ele vererek, sıkı kaynaştığını,

 

Görünce, çok korktular tehlikeyi sezerek.

Mekkeli müşrikler de, üzüldüler buna pek.

 

Hattâ Medînedeki müşriklere hitâben,

Çok tehdît mektûpları yazdılar şöyle hemen:

 

(Muhammedi, o yerden yurt dışı etmezseniz,

Veyâhut yakalayıp, hemen öldürmezseniz,

 

Gelir, biz öldürürüz bilcümle halkınızı.

Ve hizmetçi yaparız, hem kadınlarınızı.)

 

Medîneli müşrikler, korkup hemen ânında,

"Abdullah bin Ubey"in toplandılar yanında.

 

Tâlimâtına göre bu münâfık kişinin,

Anlaştılar, Resûl’e bir zarar yapmak için.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan