ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

11 - HİCRET-İ PEYGAMBERÎ

BİZ DE SANA ÂŞIĞIZ

 

Hazreti Sıddîk” ile, o gece “Resûlullah”,

Karanlık mağarada ettiler o gün sabâh.

 

Resûlullah, Sıddîk’ı gördü sabâh gömleksiz.

Hemen suâl etti ki: (Nerede gömleğiniz?)

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, gördüm ki mağarada,

Akrepler ve yılanlar geziyordu ortada.

 

Beni görüp, kaçtılar hepsi deliklerine.

Gömleğimi yırtarak, tıkadım herbirine.)

 

Allahın Sevgilisi, bunu Ondan dinledi.

Ellerini kaldırıp, Ona duâ eyledi.

 

Sıddîk’ın ayağını ısırınca o yılan,

Resûlullah buyurdu: (Ayağını çek ordan!)

 

Hazreti Ebû Bekir, çekince ayağını,

Hemen delik ağzında, gördüler o "Yılan"ı.

 

Koca bir yılan idi, çok heybetli ve iri.

Azarladı yılanı Allahın Peygamberi:

 

(Ey yılan, korkmaz mısın âlemlerin Rabbinden?

Hem de utanmaz mısın Onun Peygamberinden?

 

Eziyyet ediyorsun benim arkadaşıma.

Izdırap veriyorsun. bu yâr ve yoldaşıma.)

 

Yılan, dile geldi ve dedi: (Yâ Resûlallah!

Sen, bütün varlıkların Peygamberisin Vallah.

 

Sana âşık olanlar, değil yalnız insanlar.

Âşıktır sana kuşlar, karıncalar, yılanlar.

 

Önceden biliyordum ben geleceğinizi.

Ve en büyük arzûm da, "Görmek"ti bir an sizi.

 

Bu sıkıntılı yerde, gece gündüz demedim.

Senelerdir, sabırla yolunuzu bekledim.

 

Girdiniz “Güneş” gibi karanlık mağaraya.

Sıddîk mâni olunca, kalmadı bende hayâ.

 

Yüzünü görmek için, bu suçu işledim ben.

Özrümü kabûl edip, affedin beni lütfen.)

 

Resûl, kabûl buyurdu yılanın bu özrünü.

Sürdü hemen yaraya, mübârek tükrüğünü.

 

Hazreti Ebû Bekir, oldu hemen şifâyâb.

Kalmadı yarasında bir acı ve ızdırâb.

 

O ara müşrikler de, iz tâkip ede ede,

Gelip karar kıldılar, mağaranın önünde.

 

Ve lâkin görür görmez, bir “Örümcek ağı”nı,

Ve bir “Güvercin”in de, hem yuva yaptığını,

 

Dediler: (Eğer onlar girselerdi bu yere,

Ağ yırtılır, hem yuva bozulurdu bir kere.)

 

Ve hemen iz sürücü “Ebû Kürz”e döndüler.

(Sen izleri böyle mi sürüyorsun?) dediler.

 

Dedi: (İzler geliyor işte bu mağaraya.

Ya yere girdi bunlar, ya uçtular havaya.)

 

Bir tânesi dedi ki: (Öyle ise, biriniz,

Mağaranın içine girip göz gezdiriniz.)

 

Bir başkası dedi ki: (Hadi gidin oradan.

Bu ağ belki örülmüş, tâ Muhammed doğmadan.)

 

Onlar, kapı önünde konuşurken bu minvâl,

Hazreti Ebû Bekir, endîşe etti derhâl.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, onlardan bir tânesi,

Eğilip bakmış olsa, burada görür bizi.)

 

Resûlullah buyurdu: (Korkma yâ Ebâ Bekir!

Korkma ki, Hak teâlâ bizimle berâberdir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan