ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

11 - HİCRET-İ PEYGAMBERÎ

KORKMA YÂ EBÂ BEKİR !

 

Safer yirmiyedisi ve Perşembe günlerden.

Peygamber Efendimiz, Ebû Bekir'le hemen,

 

Yanlarına bir miktâr yiyecek de alarak,

Başladılar "Hicret"e, o evden ayrılarak.

 

Bilmemesi için de, bunu o müşriklerin,

Arka penceresinden atladılar o evin.

 

Belli olmasın diye, hem de ayak izleri,

Parmakları ucuna basarlardı ekseri.

 

Hazreti Ebû Bekir”, Resûl’ün çevresinde,

Dönerek gidiyordu korku içerisinde.

 

Bâzan sağda, bâzan da solunda yürüyordu.

Resûl’ün etrâfında pervâne dönüyordu.

 

Allahın Sevgilisi, sordu: (Yâ Ebâ Bekir!

Bu minvâl yürümende, acabâ hikmet nedir?

 

Sebep ne ki, bir sağdan, bir soldan yürüyorsun.

Bir ileri, bir geri, yer değiştiriyorsun?)

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, korkarım ki sizlere,

Herhangi bir cihetten bir zarar gelir diye.

 

Onun için bir sağdan, bir soldan yürüyorum.

Bir zarar gelecekse, bana gelsin diyorum.)

 

Buyurdu ki: (Üzülme, Rabbimiz bizimledir.

Bize zarar yapmaya olamazlar muktedir.)

 

Nihâyet mağaraya vardılar selâmetle.

Ve lâkin Resûlullah, yorulmuştu gâyetle.

 

Na’linleri dar olup, yolda parçalandı hep.

Mübârek ayakları, kanadı bundan sebep.

 

Yürüyecek mecâli kalmamıştı velhâsıl.

Güçlükle mağaraya oldular gece vâsıl.

 

Mağara kapısına gelince en nihâyet,

Sıddîk arz eyledi ki: (Bana müsâade et.

 

Gireyim sizden önce, akrep, yılan olmasın.

Haşerâtın zararı sizlere dokunmasın.)

 

Sonra girdi içeri Resûl izin verince.

İçerde, sağlı sollu “Delikler” gördü nice.

 

Acele gömleğini yırtıp parçalıyarak,

Tıkadı delikleri, “bir tâne” kaldı ancak.

 

Çıplak ökçesini de, koyarak o deliğe,

Dedi: (Yâ Resûlallah, buyurun içeriye!)

 

Allahın Sevgilisi, “Besmele” okuyarak,

Teşrîf etti içeri, gâyet yorgun olarak.

 

Ve mübârek başını, Sıddîk’ın kucağına,

Koyup uyuyuverdi, fazla yorgun olunca.

 

O sırada Sıddîk’ın ayağını koyduğu,

Delikteki “bir yılan” ısırdı birden onu.

 

Canı yandı ise de bu acıdan be gâyet,

Resûl uyanır” diye, etmedi hiç hareket.

 

Lâkin göz yaşlarına mâni olamamıştı.

Ve Resûl'ün yüzüne, "bir damla" damlamıştı.

 

Resûlullah uyanıp, suâl etti hemence:

(Yâ Ebâ bekr kardeşim, ne oldu biraz önce?)

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, delikteki bir yılan,

Isırdı ayağımı, yaş geldi acısından.)

 

Mübârek tükürüğünü sürdü Resûl yaraya.

Ânında iyi olup, kavuştu tâm şifâya.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan