|
11
- HİCRET-İ PEYGAMBERÎ
HEPSİ BÎ’AT ETTİLER
“Es’ad bin Zürâre”nin
konuşmasından sonra,
“Abdullah bin Ubâde” hitâb
etti onlara.
Dedi: (Ey Hazreçliler,
Resûl’ü, ne için siz,
Kabûl ettiğinizi iyi
bilir misiniz?)
Onlar, (Evet biliriz)
cevâbını verdiler.
O, sözüne devâmla dedi: (Ey
Hazreçliler!
Sizler Onu hem sulhta, hem
savaş zamanında,
Koruyacak mısınız her
tehlike ânında?
Mallarınız zarara girse de
tam olarak,
Ve akrabâlarınız olsa da
cümle helâk.
"Sevgili Peygamber"i,
eğer ki yardımcısız,
Bırakacak iseniz, şimdiden
bırakınız.
Böyle yapar iseniz, biliniz
ki elbette,
Helâke uğrarsınız, dünyâ ve
âhirette.
Eğer Onun uğrunda, gitse de
mallarınız,
Ve öldürülseler de, cümle
yakınlarınız,
Eğer bütün bunları, Ona
fedâ etmeyi,
Aklınız kesiyorsa, düşünün
götürmeyi.
Böyle yapar iseniz, dünyâ
ve âhirette,
Bu, daha hayırlıdır sizin
için elbette.)
O böyle söyleyince,
bilcümle Hazreçliler,
Hepsi de, ittifakla onu
tasdîk ettiler.
Dediler ki: (Vallahi,
biz Peygamberimizi,
Hiç yalnız bırakmayız,
öldürseler de bizi.
Mal ve can bakımından,
olsak da hayli mağdûr,
Ondan ayrılamayız, ölmek
var, dönmek yoktur.)
Bu sözleri, cümlesi kabûl
etti gönülden.
Allahın Resûlüne söz
verdiler o günden.
Ve “Es’ad bin Zürâre”
dedi ki ilk olarak:
(Ben, Allah ve Resûl'e
söz veririm ki mutlak,
Onu koruyacağım her
zaman mal ve canla.
Ve bî’at ediyorum
Peygamber-i zîşâna.)
Müsâfeha eyledi o böyle
söyliyerek.
Sonra diğerleri de, bî’at
etti tek be tek.
Resûlullah uğrunda, böylece
o gün onlar,
Hepsi, mal ve canını, hep
ortaya koydular.
İki de “Kadın” vardı
aralarında, fakat,
Onlar ile, sâdece “Söz
ile” oldu bî’at.
Resûlullah onlardan, söz
aldı ki bir daha:
(Bir şeyi şerîk, ortak
koşmayınız Allaha.
Hiç hırsızlık ve zinâ,
iftirâ etmeyiniz.
Kız çocuklarınızı, aslâ
öldürmeyiniz.
Yalan söylemeyin ki,
kerîhtir bu da gâyet.
Ve hayırlı işlere,
etmeyin muhâlefet.)
Onlar, Resûlullah’la
ederken o gün bî’at,
Akabe tepesinden, geldi
şöyle bir feryât:
(Ey Kureyş, Muhammed ve
Medîneli mü’minler,
Sizinle savaş için,
ittifaka girdiler.)
Resûlullah buyurdu:
(Duyduğunuz bu feryât,
Akabe şeytanıdır,
eylemeyin iltifât.)
Sonra o mü’minlere, bunu
müteâkiben,
Buyurdu: (Yerinize
dönünüz şimdi hemen.)
Medîneden Resûl’ün yanına
gelmek ile,
Onlar, “Muhâcirîn”den
oldular böylelikle.
|