ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

11 - HİCRET-İ PEYGAMBERÎ

SÜRÛR SENESİ

 

Üsseyyid”e sordu ki “Sa’d bin Mu'âz” hemen:

(O Mekkeli adamı kovdun mu o hâneden?)

 

O dedi ki: (Ey Sa’d, gittim onun yanına.

Sözlerini dinleyip, çok hayrân oldum ona.

 

Bana, öyle hoş şeyler okudu ki yâ Sa’d!

Onların te'sîriyle bir hoş oldum o sâat.)

 

O dedi ki: (Ne için gitmiştin o eve sen?

Dönüp geldin geriye, hiçbir şey halletmeden.

 

Bâri ben gideyim de, halledeyim bu işi.

Acele bu diyârı terk eylesin o kişi.)

 

Bir hışımla kalkarak, vardı hemen o eve.

Girerek, çok hiddetle başladı söylenmeye.

 

Ve “Hazreti Mus’ab”a dedi ki: (Az bana bak!

Bu diyârdan çekil git, yoksa fenâ olacak.)

 

Lâkin “Mus’ab bin Umeyr”, onu, güler yüz ile,

Karşılayıp dedi ki: (Sâkin ol, otur hele.)

 

Gâyet nâzik olarak dedi: (Ey ibni Mu'âz!

İstersen, gâyemizi eyliyeyim sana arz.

 

Sözlerimiz, hoşuna gider ise, ne âlâ.

Aksi hâlde, bu yeri terk ederiz, pek âlâ.)

 

Bu yumuşak sözleri, sâkinleştirdi Sa’di.

Dedi: (Ne okuyorsan, bana da oku haydi.)

 

“Mus’ab”, islâmiyyeti anlattı ona önce.

Sa’d” da çok duygulandı, Mus’abı dinleyince.

 

Kalbinde, tatlı tatlı bir şeyler oluyordu.

Sanki temiz bir şeyle, kalbi yıkanıyordu.

 

Sonra "Kur’ân" okudu, “Mus’ab” tatlı sesiyle.

Kendinden geçiyordu, o bunun te'sîriyle.

 

Okuması bitince, dedi ki ona ilkin:

(Ne yapmam gerekiyor îmâna gelmek için?)

 

Kelime-i tevhîdi öğrendi sevinerek.

O da îmân eyledi, şehâdet söyliyerek.

 

Artık Onun kalbini, sardı bir neş’e, sevinç.

Bu huzûrla, yerinde duramıyor idi hiç.

 

Derhâl koştu evine ve aldı abdestini.

Topladı etrâfına cümle kabîlesini.

 

Üseyyid bin Hudayr”ı dahî alıp yanına,

Şöyle hitâb eyledi Eşhel oğullarına:

 

(Nasıl biliyorsunuz beni siz ey insanlar?)

Onlar, hep bir ağızdan şöyle cevapladılar:

 

Dediler: (Elbette sen, bizim reîsimizsin.

Canımızı istesen, veririz senin için.

 

Bize ne emredersen, getiririz yerine.

Sana mutlak tâbiyiz, muntazırız emrine.)

 

Dedi ki: (Öyle ise, olsun ki haberiniz,

Ben şimdi müslümânım, siz de îmân ediniz!

 

Îmân etmez iseniz eğer ki tek Allaha,

Hiç görüşmiyeceğim sizin ile bir daha.)

 

O böyle söyleyince, bilcümle kabîlesi,

Hiç îtiraz etmeden, îmâna geldi hepsi.

 

Kırdılar putlarını, hem kendi elleriyle.

Çınladı yer gök o gün “Tekbîr” sedâlarıyle.

 

Bu hâdiseden sonra. cümle Medîneliler,

Evs” ve “Hazrec”, tamâmen hep îmâna geldiler.

 

Buna, Resûlullah da pek çok sevindiğinden,

Sürûr senesi” dendi bu seneye bu yüzden.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan