|
11
- HİCRET-İ PEYGAMBERÎ
BİRİNCİ AKABE
Bi’setin onbirinci
senesinde, o Server,
Kâ’bede, bir gurupla,
karşılaşıverdiler.
Ve suâl ettiler ki:
(Sizler kimlerdensiniz?)
Dediler: (Medîne’den ve
Hazrecîlerdeniz.)
Bunlar, “Altı kişi”ydi,
Resûlullah o zaman,
Onlar ile oturup, konuştu
kısa bir an.
Kur’ânı kerîmden de okuyup
birkaç âyet,
O “Altı Hazreçli”yi islâma
etti dâvet.
Onlar, yehûdîlerden
işitmişler idi ki:
“Yakında bir Peygamber
gelecek elbette ki.”
Kendi aralarında konuşarak
o sâat,
Dediler: (O gelecek
Peygamber işte bu zât.)
Kelime-i şehâdet getirip
sonra hemen,
Derhâl îmân ettiler, hepsi
cân-ü gönülden.
Peygamber-i zîşândan alarak
sonra izin,
Döndüler Medîne’ye, "İslâm"ı
yaymak için.
Bu mes’ut “Altı kişi”,
Medîneye gelerek,
Halkı, islâm dînine
çağırdılar tek be tek.
Öyle ki, bu gayretler
sonunda, Medînede,
Konuşulur olmuştu "İslâmiyyet"
her evde.
Müslümân olmuşlardı tamâmen
“Hazrecî”ler.
Ve hattâ “Evs”den
dahî vardı îmân edenler.
“Es’ad bin Zürâre”
ve oniki kişi daha,
Geldiler ertesi yıl, Hâc
için Beytullaha.
O zamanlar Mekkede, çok
gergin hava vardı.
Kâfirler, mü’minlere eziyet
yaparlardı.
Sevgili Peygamberle, kim
görüşseydi eğer,
Yapıyorlardı ona, çok fecî
işkenceler.
Allahın Resûlüyle, onlar
dahî gizlice,
Bir araya geldiler “Akabe”de
bir gece.
Dediler ki: (Biz sana,
her husûsta teslimiz.
Her ne emir verirsen,
yerine getiririz.)
Tam bağlılıklarını söyleyip
Ona bizzât,
O gün, Resûlullaha, ettiler
hepsi bî’at.
“Es’ad bin Zürâre”yi,
Resûlullah, hepsine,
Emîr yapıp, gönderdi Medîne
beldesine.
Bu oniki bahtiyâr, Medîneye
gelerek,
Halka, "İslâmiyyet"i
anlattılar gezerek.
Bu hâlis mü’minlerin
yaptığı bu dâvetle,
Yayıldı islâmiyyet Medînede
sür’atle.
Önceden düşman iken, "Evs"
ile "Hazrecî"ler,
Müslümân olur olmaz,
oldular hep “Can ciğer”.
"İslâm"ı daha iyi
öğrenmek için dahî,
Muallim istediler. Resûlden
bizâtihî.
Sahâbeden “Mus’ab bin
Umeyr” adında bir zât,
Vardı ki, Resûlullah
gönderdi onu bizzât.
Gitti “Hazreti Mus’ab”
Medîne beldesine.
“Es’ad bin Zürâre”nin
yerleşti hânesine.
Onun ile birlikte, ev be ev
dolaştılar.
"Resûl’ün sevgisi"ni
halka aşıladılar.
Hattâ Resûlullahı,
düşmanların şerrinden,
Koruyacaklarına, söz
aldılar hepsinden.
Böylece, Resûl ile
yapılacak bî’ata,
Zemin hazırladılar
çalışarak âdetâ.
|