ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

10 - MÎRÂC MÛCİZESİ

ELLİ VAKİT NAMÂZ

 

Peygamber Efendimiz, Cehennemi görünce,

(Burada kimler yanar?) diye sordu hemence.

 

Kendi ümmeti için olduğunu öğrenip,

Ağlamaya başladı, olup gâyet muzdarip.

 

Gökteki melekler de, ağladılar hep o an.

Bir hitâb-ı ilâhî geldi Hak teâlâdan.

 

Buyurdu: (Ey Habîbim, benim katımda, senin,

Pek büyük ve âlîdir, izzetin ve şerefin.

 

Hâtırını hoş tut ki, duân kabûl olunur.

Her ne ki niyâz etsen, katımda makbûl olur.

 

"Şefâat" makâmını veririm ki ben sana,

Senden başka kavuşan, olmadı bu ihsâna.

 

O gün pek çok âsîyi, şefâatinle senin,

Affeder, bağışlarım, tâ ki “Yeter!” diyesin.

 

Ey Habîbim, her kim ki emrime mutî olur,

Azâbtan emîn olup, rahmetime kavuşur.

 

Sana ve ümmetine, gece gündüz her dâim,

Elli vakit namâz”ı farz kıldım ey Habîbim!)

 

Resûlullah buyurdu: Bu makâmdan sonra ben,

Rücû edip, “Hazreti Mûsâ”ya vardım hemen.

 

Dedi ki: (Hak teâlâ, sana ve ümmetine,

Ne gibi bir ibâdet farz kıldı her bir güne?)

 

Dedim ki: (Her gece ve gündüz, tâat olarak,

Elli vakit namâzı, farz kıldı cenâbı Hak.)

 

Dedi ki: (Yâ Muhammed, geriye dön de yine,

Hafifletmesi için, niyâz eyle Rabbine.

 

Çok gelir ümmetine, elli vakit ibâdet.

Onlar bunu yapmakta, zorlanırlar be gâyet.)

 

Avdet edip, Rabbime ettim ki şöyle niyâz:

(Yâ Rabbî, ümmetimden tahfif et bunu biraz.)

 

Beş vakit tenzîl etti Rabbim bu ibâdetten.

Dönüp, “Mûsâ Nebî”ye söyledim bunu hemen.

 

Dedi ki: (Yâ Muhammed, tekrârdan dön Allaha.

Dile ki, bunu dahî hafifletsin az daha.

 

Zîra senin ümmetin, yapamaz bunca amel.

Ben, benî İsrâil’i denedim daha evvel.)

 

O böyle söyleyince, döndüm yine geriye.

Arz eyledim: “Bunu da biraz hafiflet” diye.

 

Hafifletti Rabbimiz, beş vakit daha namâz.

Gelip “Mûsâ Nebî”ye eyledim bunu da arz.

 

Rabbimle Mûsâ Nebî arasında, böylece,

Bu tahfîf husûsunda, gidip geldim bir nice.

 

Nihâyet Hak teâlâ buyurdu: (Ey Habîbim!

Elli vakit namâzı, “Beş vakit”e indirdim.

 

Lâkin her namâz için, “On namâz” ecri vardır.

Kılanlar, “Elli vakit” namâz ecri kazanır.

 

Kim bir “İyi amel”i, kast edip, yapamasa,

Onun için, “bir sevâp” yazılır hiç olmazsa.

 

Lâkin onu yaparsa, ona, bire mukâbil,

Defterine “On sevâp” kaydedilir, bir değil.

 

Bir günâhı kastedip yapmazsa, günâh olmaz.

Yaparsa, tek “bir günâh” yazılır, on yazılmaz.)

 

Dönüp, “Mûsâ Nebî”ye söyledim bunu böyle.

Dedi: (Dön, biraz daha kolaylık talep eyle.)

 

Dedim ki: (Bu husûsta, çok talepte bulundum.

Bunun için, Rabbimden artık utanıyorum.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan