|
10
-
MÎRÂC MÛCİZESİ
CENNET HÛRÎLERİ
Hak teâlâ, Mîrâcda buyurdu:
(Ey Habîbim!
Senden daha kıymetli bir
kimse halk etmedim.
Cennete girmeyince sen
yârın âhirette,
Sâir enbiyâ dahî,
giremezler elbette.
Ve hem de ümmetinin
girmedikçe her biri,
Öteki ümmetlerin yasaktır
girmeleri.
Ey Habîbim, sana ve senin
ümmetin için,
Neler hazır eyledim,
görmeği ister misin?)
Allahın Sevgilisi buna “Evet”
deyince,
Rabbimiz, Cebrâile emir
verdi hemence:
(Cenneti, Habîbime
gösteriver şimdiden.
Tâ ki mübârek kalbi
kurtulsun endîşeden.)
Resûlullah, Cibrîl’le çıkıp
geliverdiler.
Melekler, kendisini
istikbâl eylediler.
Ellerinde “Hulle” ve
“Nûr” ile dolu olan,
Tabaklarla, her biri
bekliyorlardı o an.
Cebrâil arz etti ki:
(Bunlar, Âdem Nebî’den,
Seksen bin sene önce
yaratıldı kâmilen.
Ellerindeki şeyi saçmak
üzere, bunlar,
Böyle sabırsızlıkla
burada bekliyorlar.
Cennetin eşiğine basar
basmaz siz ayak,
Üstünüze saçarlar
bunları tabak tabak.)
Cennette vazîfeli “Rıdvân”
da sonra hemen,
Karşıladı Resûl’ü iltifât
ederekten.
Resûlullah buyurdu:
(Cennete girdiğimde,
Akan bir "Irmak"
gördüm, hem de orta yerinde.
Bir yerden çıkardı da,
Su ve Süt, Şerbet ve Bal,
Yine birbirlerine
etmezlerdi intikâl.
Kenarları zeberced,
cevâhirdi taşları.
Otları za’ferân ve anberdi
balçıkları.
Gümüş bardaklar vardı,
etrâfında bir nice.
O kadar ki, gökteki
yıldızlar adedince.
Irmağı, Cebrâilden sordum
meraklanarak.
Dedi: (Yâ Resûlallah, "Kevser"dir
işbu ırmak.
Hak teâlâ yaratıp,
vermiştir bunu sana.
Bu ırmaktan akar hep,
Cennette her bostana.)
Irmağın kenarında gördüm
bâzı çadırlar.
“İnci” ile “Yâkut”tan
hepsi yapılmıştılar.
Cibrîl arz eyledi ki:
(Tamâmı hep bunların,
Özel menzilleridir senin
hanımlarının.)
Çadırların içinde var idi
ki “Hûrîler”,
“Güneş” ve “Ay” misâli
parlardı hepsi birer.
Cümlesi âvâz edip, envâ-i
nağmelerle,
Terennüm ederlerdi şunu
güzel seslerle:
(Bizler hep sevinçliyiz,
üzülmeyiz hiçbir an.
Biz hep donanmışızdır,
olmayız aslâ uryân.
Biz hepimiz gençleriz,
kat'iyyen yaşlanmayız.
Biz hep iyi huyluyuz,
aslâ gadaplanmayız.
Bizler hep böyleyizdir,
neş’eli ve pür sevinç.
Hep hayâtta oluruz ve
bizler ölmeyiz hiç.)
Öyle güzel yüzleri vardı ki
onların hem,
Eğer bütün ömrümce
anlatsam, bitiremem.
Baktım ki, önlerinde birer
de hizmetçi var.
Cibrîl dedi: (Ümmetin
içindir hepsi bunlar.)
|