ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

10 - MÎRÂC MÛCİZESİ

CENNET HÛRÎLERİ

 

Hak teâlâ, Mîrâcda buyurdu: (Ey Habîbim!

Senden daha kıymetli bir kimse halk etmedim.

 

Cennete girmeyince sen yârın âhirette,

Sâir enbiyâ dahî, giremezler elbette.

 

Ve hem de ümmetinin girmedikçe her biri,

Öteki ümmetlerin yasaktır girmeleri.

 

Ey Habîbim, sana ve senin ümmetin için,

Neler hazır eyledim, görmeği ister misin?)

 

Allahın Sevgilisi buna “Evet” deyince,

Rabbimiz, Cebrâile emir verdi hemence:

 

(Cenneti, Habîbime gösteriver şimdiden.

Tâ ki mübârek kalbi kurtulsun endîşeden.)

 

Resûlullah, Cibrîl’le çıkıp geliverdiler.

Melekler, kendisini istikbâl eylediler.

 

Ellerinde “Hulle” ve “Nûr” ile dolu olan,

Tabaklarla, her biri bekliyorlardı o an.

 

Cebrâil arz etti ki: (Bunlar, Âdem Nebî’den,

Seksen bin sene önce yaratıldı kâmilen.

 

Ellerindeki şeyi saçmak üzere, bunlar,

Böyle sabırsızlıkla burada bekliyorlar.

 

Cennetin eşiğine basar basmaz siz ayak,

Üstünüze saçarlar bunları tabak tabak.)

 

Cennette vazîfeli “Rıdvân” da sonra hemen,

Karşıladı Resûl’ü iltifât ederekten.

 

Resûlullah buyurdu: (Cennete girdiğimde,

Akan bir "Irmak" gördüm, hem de orta yerinde.

 

Bir yerden çıkardı da, Su ve Süt, Şerbet ve Bal,

Yine birbirlerine etmezlerdi intikâl.

 

Kenarları zeberced, cevâhirdi taşları.

Otları za’ferân ve anberdi balçıkları.

 

Gümüş bardaklar vardı, etrâfında bir nice.

O kadar ki, gökteki yıldızlar adedince.

 

Irmağı, Cebrâilden sordum meraklanarak.

Dedi: (Yâ Resûlallah, "Kevser"dir işbu ırmak.

 

Hak teâlâ yaratıp, vermiştir bunu sana.

Bu ırmaktan akar hep, Cennette her bostana.)

 

Irmağın kenarında gördüm bâzı çadırlar.

İnci” ile “Yâkut”tan hepsi yapılmıştılar.

 

Cibrîl arz eyledi ki: (Tamâmı hep bunların,

Özel menzilleridir senin hanımlarının.)

 

Çadırların içinde var idi ki “Hûrîler”,

“Güneş” ve “Ay” misâli parlardı hepsi birer.

 

Cümlesi âvâz edip, envâ-i nağmelerle,

Terennüm ederlerdi şunu güzel seslerle:

 

(Bizler hep sevinçliyiz, üzülmeyiz hiçbir an.

Biz hep donanmışızdır, olmayız aslâ uryân.

 

Biz hepimiz gençleriz, kat'iyyen yaşlanmayız.

Biz hep iyi huyluyuz, aslâ gadaplanmayız.

 

Bizler hep böyleyizdir, neş’eli ve pür sevinç.

Hep hayâtta oluruz ve bizler ölmeyiz hiç.)

 

Öyle güzel yüzleri vardı ki onların hem,

Eğer bütün ömrümce anlatsam, bitiremem.

 

Baktım ki, önlerinde birer de hizmetçi var.

Cibrîl dedi: (Ümmetin içindir hepsi bunlar.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan