|
10
-
MÎRÂC MÛCİZESİ
ÜMMETİMİ İSTERİM
Mîrâca çıktığında Peygamber
Efendimiz,
Ona selâm vererek, buyurdu
ki Rabbimiz:
(Ey Habîbim, bu gece benim
misâfirimsin.
Öyleyse dile benden, ne ki
arzû edersin?)
Peygamber Efendimiz, hiç
tereddüt etmeden,
(Ümmetimi isterim)
diye arz etti hemen.
Yediyüz defâ sordu Resûl’e
bunu Allah.
(Ümmetimi isterim)
dedi hep Resûlullah.
Hak teâlâ buyurdu: (Ey
Habîbim, neden hep,
Isrâren ümmetini edersin
benden talep?)
Dedi ki: (Yâ ilâhî,
isteyen sen, veren sen.
Şimdi, bana bağışla
ümmetimi tamâmen.)
Hak teâlâ buyurdu: (Ey
benim Peygamberim!
Ümmetinin hepsini affetmeye
kâdirim.
Ve lâkin o takdîrde, benim
rahmetim ile,
Senin izz-ü şerefin, belli
olmaz ayniyle.
Bir kısmını, “Bu gece”
sana bağışlıyayım,
Diğer iki kısmını, “Mahşer”e
bırakayım.
Kıyâmette onları edersin
benden talep.
Ben dahî kalanını,
bağışlarım o gün hep.
Tâ ki benim "Rahmet"im,
olsun açık, âşikâr.
Senin dahî "İzzet"in,
olsun belli ve izhâr.)
Peygamber Efendimiz,
hadîs-i şerîfinde,
Buyurdu: Ey eshâbım, ben
Mîrâc gecesinde,
Allahü teâlâdan ettim ki
şöyle talep:
Ümmetin hesabını, bana
ısmarlasın hep.
Buyurdu: (Şöyledir ki,
senin bundan murâdın:
Kimse vâkıf olmasın,
günâhına onların.
Benim ise murâdım, şöyle ki
bu husûsta:
Sen dahî görmiyesin onlarda
kusûr, hatâ.
Onların işlediği çirkin,
kötü ahvâli,
Herkes gibi sen dahî bilme,
olma muttali.
Sen ki, Peygamberisin
onların ey Habîbim!
Ben ise, ümmetinin
Hâlıkıyım, Rabbiyim.
Onları, yeni görüp, ettin
sen müşâhede.
Bense nazar ederim, tâ
ezelden ebede.)
Sonra da buyurdu ki: (Ey
yüce Peygamberim!
Ümmetinin hepsine, şefkatim
çoktur benim.
Onlarla söyleşmeği
sevmeseydim ben eğer,
Hiç hesâba çekmezdim onları
yevm-i mahşer.
Muhâtab eylemişim, kendime
ümmetini.
Onun için hesâba çekerim
herbirini.
Yakın gel ey Habîbim,
maksût, benim ve sensin.
Her ne ki halk eyledim,
yarattım senin için.)
Sonra da buyurdu ki Resûl'e
cenâb-ı Hak:
(Aç mübârek gözünü,
ayağın altına bak.)
Resûlullah, eğilip aşağı
baktığında,
“Bir avuç toprak”
gördü ayağının altında.
Buyurdu: (Ey Habîbim,
kâinâtta ne ki var,
Mübârek ayağının tozudur
hepsi onlar.
Ey Sevgili Habîbim, nedir
ol ki diledin?
"Bir avuç toprağa"
mı, şimdi minnet eyledin?
Bir dost eteğindeki tozu
bağışlamaktan,
Ümmetini affetmek, kolaydır
bana şu an.)
|