|
10
-
MÎRÂC MÛCİZESİ
ÜMMETİM ZAÎFDİRLER
Sonra gördüm bir “Melek”,
oturmuş kürsüsünde.
Üzüntülü ve gamlı bir hâl
vardı üstünde.
Etrâfında o kadar melekler
var idi ki,
Sayılarını ancak Hak teâlâ
bilirdi.
Gâyet “Nûrânî” idi
sağındaki melekler.
Giymişlerdi hepsi de, hep
yeşil elbiseler.
Solundakiler ise, “Korkunç”
ve “Çirkin”di pek.
Ateşler saçıyordu ağzından
her bir melek.
O taht üzerindeki meleğe
ettim nazar.
Gözleri vardı onun, baştan
ayağa kadar.
Çok taaccüb eyledim o
meleğin hâline.
Sordum kim olduğunu
Cebrâil-i emîne.
Dedi: (Yâ Resûlallah, bu
"Azrâil"dir, fakat,
Yüzüne bakmak için,
herkeste olmaz tâkat.
Dünyâ lezzetlerine son
veren bir melektir.
İşi, sırf mahlûkların
rûhunu kabz etmektir.)
Sonra yanına varıp, tanıttı
beni bizzât.
Dedi ki: (Ey Azrâil,
Habîbullah’tır bu zât.)
O, başını kaldırdı tebessüm
eyliyerek.
Sonra kalktı ayağa, beni
ta’zîm ederek.
Ve dedi ki: (Merhabâ,
müjdeler olsun size.
Yaratmadı Rabbimiz
sizden azîz bir kimse.)
Sordum o önündeki açık
duran “Defter”i.
Dedi ki: (Bunda yazar
herkesin ecelleri.)
Sordum: (O elindeki
tuttuğun “Sayfa” nedir?)
Dedi ki: (Ecellerin bir
günlük listesidir.)
Önündeki “Ağac”ı görüp suâl
eyledim.
Dedi: (Yâ Resûlallah,
onu da arz edeyim.
Onun her yaprağında, bir
kulun vardır ismi.
Yazılıdır üstünde
"Saîd" midir, "Şakî" mi?
Ömrü bitse, o yaprak
döner gazel rengine.
Sararır, sonra düşer bu
defter üzerine.
Kabzederim rûhunu elimi
uzatarak.
Bu işte, benim için fark
etmez yakın uzak.)
Dedim ki: (Ey Azrâil, her
kişinin rûhunu,
Nasıl kabzediyorsun, îzâh
et bana bunu.)
Dedi ki: (Ey Allahın
Sevgili Peygamberi!
Vazîfem ruh almaktır
halk olunandan beri.
Lâkin yetmişbin melek
bana hizmet ederler.
Hepsine de yardımcı var
binlerce melekler.
Bir kişinin eceli,
gelirse eğer sona,
Onlar gidip çekerler
rûhunu boğazına.
Sonra da o ruhları,
yerimden uzanarak,
Bizzât ben kabzederim,
gâyet kolay olarak.)
Dedim ki: (Ey Azrâil,
ümmetimin her biri,
Zaîf ve güçsüz olup, azdır
tahammülleri.
İsterim ki, onlara yumuşak
davranasın.
Ruhlarını rıfk ile,
incitmeden alasın.)
Dedi: (Yâ Resûlallah, râhat
olsun kalbiniz,
Zîra hitâb eder ki hergün
bana Rabbimiz:
“Ümmeti Muhammedin
rûhlarını alırken,
Yumuşak ol, onları hiç
incitme kat'iyyen.”
Bu yüzden, ümmetine
şefkatim çoktur benim.
Annelerinden bile, fazladır
merhametim.)
|