|
10
-
MÎRÂC MÛCİZESİ
ÇOK GARİP ŞEYLER GÖRDÜM
Resûlullah buyurdu: Mîrâca
urûc ettim.
Çok garip hâdiseler
müşâhede eyledim.
Gördüm bâzılarını, yemek
var önlerinde.
Lâkin onu yemeyip, “Leş”
yerlerdi yine de.
Cibrîlden suâl ettim, dedi
ki: (Bu kişiler,
Harâm işliyenlerdir, var
iken helâl işler.)
Gördüm bâzısını da,
sırtında hayli yük var.
Halka seslenirler ki, biraz
daha koyalar.
Cibrîl dedi: (Bunlar da,
hiyânet edenlerdir.
İnsanların hakkını alıp
vermiyenlerdir.)
Gördüm yine göklerde, bir
garip kimseleri.
Kesip kendi etinden,
yerlerdi kendileri.
Cibrîl dedi: (Bunlar da,
gıybet edicilerdir.
Birinden ötekine söz
getiricilerdir.)
Çok kadınlar gördüm ki,
simsiyâhtı yüzleri.
Ateşten elbiseler
giymişlerdi her biri.
Cibrîl dedi: (Bunlar da,
zinâ edicilerdir.
Hem de kocalarını
gücendiricilerdir.)
Bir cemâat gördüm ki,
Cehennem ateşinden,
Vücûtları yanar da,
dirilirdi peşinden.
Sordum ki: (Ey Cebrâil,
bunların suçları ne?)
Dedi: (Âsi olmuştur,
bunlar ebeveynine.)
Oradan geçtiğimde, gördüm
birçok melekler.
Hepsi, Hak teâlâya ibâdet
etmekteler.
Dikkat ettim, huşû ve hudû
ile her melek,
“Kıyâm”da
dururlardı, bir tesbîh söyliyerek.
Cibrîl bana dedi ki: (Yâ
Resûlallah, bunlar,
Halk olunandan beri, hep "Kıyâm"da
dururlar.
Kıyâmete kadar da dururlar
aynı minvâl.
Olmaz bu meleklerde "Kıyâm"dan
başka bir hâl.
Allahü teâlâdan niyâz eyle,
duâ et.
Senin ümmetine de versin
böyle ibâdet.)
Niyâz ettim Rabbimden,
duâmı etti kabûl.
Beş vakit namâzdaki o "Kıyâm",
işte budur.
“İkinci” gökte ise,
gördüm çok melekleri.
Bunlar dahî kâmilen “Rükû”daydı
herbiri.
Cibrîl dedi: (Bunlar da,
"Rükû"dadır her sâat.
Halk olunandan beri
bilmezler başka tâat.
Allahü teâlâya duâ eyle
sen yine.
Nasîb etsin Rabbimiz
bunu da ümmetine.)
Bunu da niyâz ettim
Rabbimden bizâtihî.
Kabûl edip, namâzda farz
kıldı bunu dahî.
“Üçüncü” gökte dahî
gördüm birçok melekler.
Herbiri, saf hâlinde hep “Secde”
etmekteler.
Hep bu hâlde idiler halk
olunandan beri.
Yok idi bunların da başka
ibâdetleri.
Cibrîl dedi: (Bunların
tâati böyledir hep.
Bunu, ümmetine de
Rabbinden eyle talep.)
Yine Hak teâlâya eyledim
duâ, niyâz.
Beş vakit namâzlarda bunu
da eyledi farz.
"Beşinci" kat gökte
de, gördüm birçok melekler.
Her biri, “Teşehhüt”te
ibâdet etmekteler.
Cibrîl dedi: (Bunların,
hep böyledir tâati.
İste, Rabbin sana da
versin bu ibâdeti.)
İstedim, kabûl etti Rabbim
bu niyâzı da.
Farz kıldı bunu dahî, her
beş vakit namâzda.
|