ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

10 - MÎRÂC MÛCİZESİ

VAKİTSİZ NİÇİN GELDİN ?

 

Cibrîl aleyhisselâm “Resûl”e geldiğinde,

O, uzanmış uyurdu bir hasır üzerinde.

 

Hiç kıyamadığından dürtüp uyadırmaya,

Ayağının altını öpüverdi o ara.

 

Bulunmadığı için meleklerde “Kalp” ve “Kan”,

Onların a’zâları “Soğuk” olur her zaman.

 

Hazreti Cibrîlin de, o soğuk dudakları,

Uyandırdı bir anda Resûl-i kibriyâyı.

 

Cebrâili tanıyıp, birden meraklanarak,

Ona, şöyle buyurdu Rabbinden çok korkarak:

 

(Vakitsiz niçin geldin ey Cebrâil kardeşim?

Yoksa, Rabbime karşı bir hatâ mı işledim?

 

Acep gücendirdim mi Rabbimi bir şey ile?

Bana, acı haber mi getirdin gece ile?)

 

Duyunca bu sözleri Cibrîl Resûlullah’tan,

Dedi: (Müjde getirdim sana Hak teâlâdan.

 

Ey bütün mahlûkâtın en üstün, en iyisi!

Ey yüce Yaratanın Habîbi, Sevgilisi!

 

İyilikler menba’ı, üstünlükler kaynağı,

Bütün Peygamberlerin medâr-ı iftihârı,

 

Ey şerefli Peygamber, Rabbin selâm ediyor.

En büyük ni’metleri, sana ihsân ediyor.

 

Seni dâvet ediyor kendisine, lütfen kalk!

Buyur gidelim, zîrâ, dışarda hazır Burak.)

 

Peygamber Efendimiz, kalkıp abdest aldılar.

Hazreti Cibrîl ile, Beytullaha vardılar.

 

Cibrîl, yardı Resûl’ün göğsünü bilvesîle.

Ve kalbini çıkarıp, yıkadı "Zemzem" ile.

 

Hikmet” ve “Îmân” dolu bir tas alıp, tamâmen,

İçine boşaltarak kapattı yine hemen.

 

Sonra koydu başına, nûrdan bir “İmâme”yi.

Giydirdi üzerine nûrdan bir de “Câme”yi.

 

Taktı yâkut bir “Kemer” hem mübârek beline.

Zümrütten bir “Asâ”yı verdi sonra eline.

 

Mübârek ayağına sonra da o Habîb’in,

Yeşil renkli zümrütten giydirdi bir de “Na’lin”.

 

Ve beyaz bir hayvanı göstererek bu sefer,

Dedi: (Buna binin ki, melekler sizi bekler.)

 

Allahın Sevgilisi “Peki” deyip o zaman,

Gördü yanı başında çok sevimli bir hayvan.

 

Tam binecek idi ki, vazgeçip durdu birden,

Baktı, yaşlar akıyor hayvanın gözlerinden.

 

Onun bu ahvâlini ederek hayli merak,

Buyurdu ki: (Ne için ağlıyorsun ey Burak?)

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, zât-ı şerîfinize,

Hizmet nasîb olacak, hamd olsun Rabbimize.

 

Lâkin kıyâmet günü, binmezsen bana eğer,

Ne olur benim hâlim, buna oldum mükedder. 

 

İsterim, o gün dahî beni tercîh edesin.

O gün de, benden gayri hayvana binmeyesin.)

 

Baktı, gâyet üzgün ve mahzûn idi o hâli.

Onun bu sözlerinden, duygulandı bir hayli.

 

Buyurdu ki: (Ey Burak, üzülme, ol müsterîh.

Kıyâmet gününde de ederim seni tercîh.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan