|
09 - HÜZÜN YILLARI
KİMSE İNANMIYORDU
Rivâyet edilir ki “Rebî'a
bin Abbâd”dan:
"Minâ"ya gitmiş
idik, babam ile bir zaman.
O vakit gençtim henüz
gittiğimde Minâ’ya.
Rastladık bir pazarda,
“Resûl-i kibriyâ”ya.
İnsanlara derdi ki: (Ey
filân oğulları!
Atın şu taptığınız
cansız olan putları.
Allahü teâlâya, koşmadan
şerîk, ortak,
İbâdet eyleyiniz O’na
hâlis olarak.
O hakîkî Allahın
Resûlüyüm ben dahî.
Size söylediklerim,
hakîkattir Vallahi.)
Peygamber-i zîşânın
peşinden, “Şaşı göz”lü,
Bir adam gelirdi ki, hem
saçları örgülü,
Derdi ki: (Ey insanlar, o
size yalan diyor!
Sizi, putlarımıza tapmaktan
men ediyor.
O sizi, uydurduğu bir dîne
eder dâvet.
Sakın inanmayın ki,
yalancıdır o gâyet.)
Onun kim olduğunu, babamdan
sordum o gün,
Dedi: (Ebû Leheb ki,
amcasıdır Resûl’ün.)
Yine anlatıyor ki “Târık
bin Abdullah” da:
Gördüm Resûlullahı Mekkede
bir pazarda.
Halka seslenirdi ki: (Ey
insanlar, duyunuz!
Lâ ilâhe illallah
diyerek kurtulunuz.)
Ve Onun arkasından, biri
öne atılıp,
Eline geçirdiği taşları Ona
atıp,
Derdi ki: (Ey cemâat, sakın
inanmayınız!
O, bir yalancıdır ki, Ondan
çok sakınınız.)
Mübârek ayakları kanamıştı
da hattâ,
Yine bulunuyordu halka o
teblîgâtta.
Onlardan birisine sordum
ki: (Bu genç kimdir?)
Dedi: (Abdülmuttalip
evlâdından biridir.
Allahü teâlânın
Resûlüdür mutlaka,
Gelip, islâmiyyeti
anlatıyor bu halka.)
Yine suâl ettim ki: (Taş
atan kimdi acep?)
Dedi ki: (O kişi de,
amcası Ebû Leheb.
O nereye giderse,
arkasından gidiyor.
“O yalancıdır” deyip,
halkı ifsâd ediyor.)
Yine anlatıyor ki “Müdrik
ibni Münib” de:
Minâ’da bulunurken babam
ile birlikte,
Bir genç, o kimselere
diyordu: (Ey cemâat!
Lâ ilâhe illallah deyin
de bulun necât.)
O, böyle söylese de, kimse
dinlemiyordu.
Herkes o genç kişiye,
hakâret ediyordu.
Kimi tükürüyordu Onun güzel
yüzüne,
Kimi toprak alarak,
saçıyordu üstüne.
O sıra küçük bir kız, “Su”
elinde gelerek,
Başladı ağlamaya Onu böyle
görerek.
O kimse suyu içip, söyledi
ki o kıza:
(Korkma, düşüremezler
onlar beni tuzağa.)
Onlardan birisine, onları
sordum hemen.
O dahî bana bakıp, şöyle
dedi cevâben:
(Genç, Abdülmuttalib’in
torunu Muhammed’dir.
Su getiren çocuk da,
Onun kızı Zeyneb’tir.)
|