ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

09 - HÜZÜN YILLARI

KİMSE İNANMIYORDU 

 

Rivâyet edilir ki “Rebî'a bin Abbâd”dan:

"Minâ"ya gitmiş idik, babam ile bir zaman.

 

O vakit gençtim henüz gittiğimde Minâ’ya.

Rastladık bir pazarda, “Resûl-i kibriyâ”ya.

 

İnsanlara derdi ki: (Ey filân oğulları!

Atın şu taptığınız cansız olan putları.

 

Allahü teâlâya, koşmadan şerîk, ortak,

İbâdet eyleyiniz O’na hâlis olarak.

 

O hakîkî Allahın Resûlüyüm ben dahî.

Size söylediklerim, hakîkattir Vallahi.)

 

Peygamber-i zîşânın peşinden, “Şaşı göz”lü,

Bir adam gelirdi ki, hem saçları örgülü, 

 

Derdi ki: (Ey insanlar, o size yalan diyor!

Sizi, putlarımıza tapmaktan men ediyor.

 

O sizi, uydurduğu bir dîne eder dâvet.

Sakın inanmayın ki, yalancıdır o gâyet.)

 

Onun kim olduğunu, babamdan sordum o gün,

Dedi: (Ebû Leheb ki, amcasıdır Resûl’ün.)

 

Yine anlatıyor ki “Târık bin Abdullah” da:

Gördüm Resûlullahı Mekkede bir pazarda.

 

Halka seslenirdi ki: (Ey insanlar, duyunuz!

Lâ ilâhe illallah diyerek kurtulunuz.)

 

Ve Onun arkasından, biri öne atılıp,

Eline geçirdiği taşları Ona atıp,

 

Derdi ki: (Ey cemâat, sakın inanmayınız!

O, bir yalancıdır ki, Ondan çok sakınınız.)

 

Mübârek ayakları kanamıştı da hattâ,

Yine bulunuyordu halka o teblîgâtta.

 

Onlardan birisine sordum ki: (Bu genç kimdir?)

Dedi: (Abdülmuttalip evlâdından biridir. 

 

Allahü teâlânın Resûlüdür mutlaka,

Gelip, islâmiyyeti anlatıyor bu halka.)

 

Yine suâl ettim ki: (Taş atan kimdi acep?)

Dedi ki: (O kişi de, amcası Ebû Leheb.

 

O nereye giderse, arkasından gidiyor.

“O yalancıdır” deyip, halkı ifsâd ediyor.)

 

Yine anlatıyor ki “Müdrik ibni Münib” de:

Minâ’da bulunurken babam ile birlikte,

 

Bir genç, o kimselere diyordu: (Ey cemâat!

Lâ ilâhe illallah deyin de bulun necât.)

 

O, böyle söylese de, kimse dinlemiyordu.

Herkes o genç kişiye, hakâret ediyordu.

 

Kimi tükürüyordu Onun güzel yüzüne,

Kimi toprak alarak, saçıyordu üstüne.

 

O sıra küçük bir kız, “Su” elinde gelerek,

Başladı ağlamaya Onu böyle görerek.

 

O kimse suyu içip, söyledi ki o kıza:

(Korkma, düşüremezler onlar beni tuzağa.)

 

Onlardan birisine, onları sordum hemen.

O dahî bana bakıp, şöyle dedi cevâben:

 

(Genç, Abdülmuttalib’in torunu Muhammed’dir.

Su getiren çocuk da, Onun kızı  Zeyneb’tir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan