ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

09 - HÜZÜN YILLARI

AY’IN İKİYE AYRILMASI

 

Mel’ûn “Ebû Cehil”le, “Velîd ibni mugîre”,

Resûl’ün huzûruna sokularak bir kere,

 

Dediler ki: (Gerçekten Peygambersen sen eğer,

Şu semâdaki "Ay"ı ikiye ayırıver.

 

Yarısı, "Ebû Kubeys" dağının üzerinde,

Yarısı da gözüksün, "Kuaykıân" üstünde.)

 

Onlara buyurdu ki Peygamber Efendimiz:

(Eğer bunu yaparsam, îmân eder misiniz?)

 

Onlar (Evet) deyince, o Server-i kâinât,

Allahü teâlâya duâ etti o sâat.

 

Duâsı kabûl olup, Cibrîl aleyhisselâm,

Peygamber-i zîşâna gelerek verdi selâm.

 

Dedi ki: (Yâ Muhammed, mü’minlere hemence,

Haber ver, mûcizeyi seyretsinler bu gece.)

 

Resûlullah, Mekkeli eşrâfı toplıyarak,

Buyurdu: (Ay bu gece, ikiye ayrılacak!)

 

Ayın ondördü olup, “Ay” yuvarlak idi tâm.

Gösterdi mûcizeyi Resûl aleyhisselâm.

 

Mübârek elleriyle işâret eyleyince,

Ay” ikiye ayrıldı mûcize gereğince.

 

Yarısı “Ebû Kubeys”, yarısı “Kuaykıân”,

Dağları üzerinde göründü hem de o an.

 

Bir müddet öyle durup, sonradan birleştiler.

Bu hâli, gözleriyle gördü cümle müşrikler.

 

Birkaçının ismini söyleyip Resûl o an,

Buyurdu: (Şâhit olun ey filân ve ey filân!)

 

Sonra da eshâbına seslenip bizâtihî,

Yine buyurdular ki: (Şâhid olun siz dahî!)

 

Müşrikler, mûcizeyi gördüler pek âşikâr.

Lâkin îmân etmeyip, ettiler yine inkâr.

 

Başkalarına dahî hem mâni olmak için,

Dediler: (Bir sihridir, bu bize Muhammed’in.)

 

Sonra da dediler ki: (Evet, bu bir "Sihir"dir,

Fakat herkese de mi, bu sihir te'sîrlidir?

 

Bir de başka yerlerden gelenlere soralım.

Onlar da görmüş müdür, bunu bir anlıyalım.

 

Şâhit olmuşlar ise, onlar dahî bu şeye,

O zaman inanırız, biz de bu "Mûcize"ye.

 

"Nübüvvet" iddiâsı hak olur Onun artık.

Yoksa, işbu hâdise bir sihirdir apaçık.)

 

Dışarıdan Mekkeye gelenlerden sordular.

Başka yere adamlar gönderip sordurdular.

 

Hepsi de ittifakla dediler ki: (Vallahi,

Ayın yarıldığına şâhit olduk biz dahî.

 

Ayın ondördü olup, tâm tepsi gibiydi ay.

O gece, hâdiseyi gördük hem gâyet kolay.)

 

Kime sordular ise o müşrikler bu işi,

Yine aynı şekilde cevap verdi her kişi.

 

Lâkin inanmadılar Onun nübüvvetine.

İnkârcıların başı, “Ebû Cehil”di yine.

 

Dedi: (Ebû Tâlib’in yetîminin bu sihri,

Başladı yerden sonra, göklere de te'sîri.)

 

Onun bu sözlerinden, ifsât olur idi halk.

Onun için âyetler gönderdi cenâbı Hak.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan