ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

08 - HABEŞİSTÂNA İKİNCİ HİCRET

SİZE TESLİM EDEMEM

 

İki elçi”, Habeş’e gelip adım attılar.

Devlet adamlarına hediye dağıttılar.

 

Onlara dediler ki: (Bizim diyârımızda,

Bâzı garip insanlar türedi aramızda.

 

Bunlar, bizim ve sizin, hiç de bilmediğimiz,

Bir “Din” uydurdular ki, onlar için geldik biz.

 

Alıp da ülkemize götürelim onları.

Zîra hep oradadır yakın akrabâları.

 

Hükümdârınıza da söyleyin ki siz yârın,

Bize teslimlerine izin versin bunların.)

 

Patrîkler, (Peki olur) deyince de bu sefer,

Hükümdâr Necâşî’nin huzûruna gittiler.

 

İltifâtlar ederek, dediler ki: (Ey melik!

Sizin huzûrunuza geliyoruz şimdi ilk.

 

İçimizden bir takım garip bâzı kişiler,

Sizin bu ülkenize ilticâ eylemişler.

 

Kendi öz dinlerini terk ettikleri gibi,

Sizin dîninize de girmediler tabii.

 

Bir “Din” uydurmuşlardır kafalarına göre.

Onu ne siz, ne de biz, bilmiyoruz bir kere.

 

Bunların, ülkemizde akrabâları vardır.

Bizleri de bu yere, onlar yollamışlardır.

 

Ve onların şudur ki, sizden istirhâmları:

Teslim eyliyesiniz bize o insanları.)

 

Onlar böyle deyince, patrîkler söz alarak,

Dediler ki: (Efendim, bunların sözleri hak.

 

Onları teslim edin siz bunların eline.

Ki, alıp götürsünler kendi ülkelerine.)

 

Lâkin kabûl etmedi bunu melik "Necâşî".

Dedi: (Yapmam Vallahi dediğiniz bu işi.

 

İlticâ eylemişler bunlar bana nihâyet.

Öyleyse ben bunlara eyliyemem ihânet.

 

Bunlar, tercîh etmişler, beni başkalarına.

Gayriye teslim etmek, yakışır mı hiç bana?

 

Onları da saraya şimdi dâvet ederim.

Diyecekleri varsa, onları da dinlerim.

 

Bunların dedikleri gibiyse onlar eğer,

O zaman beis yoktur, alıp gidebilirler.

 

Lâkin öyle değilse, korurum, teslim etmem.

Ülkemde kaldıkça da, iyilik ederim hem.)

 

Semâvî kitâpları okumuştu "Necâşî".

Bu zâviyeden bakıp, hayra yordu bu işi.

 

Zîra biliyordu ki: “Gelecek son Peygamber,

Çok yakın bir  zamanda, o yerde zuhûr eder.

 

Kavmi “Yalancı” deyip, inanmaz o “Hazret”e.

Ve mecbûr bırakırlar ülkesinden hicrete.”

 

Mekkeli elçilere sordu sonra Necâşî:

(Kimdir bu insanların inandıkları kişi?)

 

(Muhammed’dir) deyince, Necâşî duydu bunu.

Anladı bu kişinin “Peygamber” olduğunu.

 

Lâkin belli etmeyip, suâl etti bu sefer:

(Nedir dîni mezhebi, O neye dâvet eder?)

 

Dediler ki: (Mezhebi yoktur ki o kişinin.)

Bu cevâp, hayretine gitti çok Necâşî’nin.

 

Dedi: (Bir topluluk ki, mezheplerini bilmem.

Bunu öğrenmedikçe, size teslim edemem.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan