ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

07 - HABEŞİSTÂNA HİCRET

KIRK OLDUK SENİN İLE

 

Eğdi yere başını Resûl’den utancından.

Yere düştü kılıcı, hattâ omuz başından.

 

Sonra kolundan tutup, o şerefli Peygamber,

Hemen buyurdular ki: (Îmâna gel yâ Ömer!)

 

O da, temiz kalp ile, söyleyip şehâdeti,

Resûl’ün huzûrunda îmânla şereflendi.

 

Îmân etmesi ile, hem “Hazreti Ömer”in,

Kırk”a çıktı sayısı o anda mü’minlerin.

 

Eshâb, sevinçlerinden “Tekbîr”ler getirdiler.

Tekbîr sedâlarıyla gökleri inlettiler.

 

Onun îmânı ile, yeni güç buldu eshâb.

Zîra çok kuvvetli ve güçlüydü İbni Hattâb.

 

(Şu anda kaç kişiyiz?) diye sordu Resûl’e.

Buyurdu ki: (Yâ Ömer, kırk olduk senin ile.)

 

Hazreti Ömer der ki: Îmân ettiğim zaman,

Gizli gizli ibâdet yapardı her müslümân.

 

Buna çok üzülerek, sordum ki o Server’e:

(Bizler değil miyiz ki, hak ve doğru üzere?)

 

Buyurdu ki: (Yâ Ömer, elbette, hiç şüphesiz,

Yemîn ediyorum ki, hak üzerindesiniz.)

 

Dedim ki: (Öyle ise, durmıyalım bu evde.

Çıkalım, bildirelim dînimizi her yerde.

 

Lât” ve “Uzzâ” denilen putlara, bi-gayri hak,

İbâdet olunur da âşikâre olarak,

 

Onsekizbin âlemin "Rabbi"ne, müslümânlar,

 Niçin gizli olarak ibâdet yapıyorlar?

 

Mâdem ki “Hak ma’bûd”a ibâdet ediyoruz,

     Âşikâre yapalım, kimden çekiniyoruz?

 

Serbestçe ibâdete, kâfirlere nazaran,

Biz, elbet daha haklı ve lâyıkız her zaman.

 

Allahü teâlânın dîni bu memlekette,

Küfre üstün ve gâlip gelecektir elbette.

 

Kureyş, bize insâflı davranırsa, ne âlâ,

Taşkınlık yaparlarsa, çarpışırız onlarla.)

 

Ona cevap olarak, Peygamber Efendimiz,

Buyurdu ki: (Yâ Ömer, sayıca çok azız biz.)

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, seni bize gönderen,

Allahü teâlâya yemîn ederim ki ben,

 

Kimseden çekinmeden, bu dînimizi artık,

Müşriklerin önünde yapalım açık açık.)

 

O gün Resûl-i ekrem, kabûl etti bu fikri.

Ve “İki saf” hâlinde topladı mü’minleri.

 

“Hazreti Ebû Bekr”i başkan yaptı birine.

“Hazreti Hamza”yı da geçirdi diğerine.

 

Cümlesinin önüne, geçti “Hazreti Ömer”.

Kırk bahtiyâr sahâbî, Kâ’beye yürüdüler.

 

Hepsi adımlarını "sertçe" yere vurarak,

Gittiler, toprakları un gibi tozutarak.

 

Kılıçlar” ellerinde, yürüdüler heybetle.

Taşmıştı gönülleri "îmân" ve "muhabbet"le.

 

Müşrikler, beklerdi ki Kâ’bede şu haberi:

"Hattâboğlu gitmiş ve katletmiş Peygamberi."

 

Lâkin bu manzarayı görünce, birden bire,

Düştüler çok büyük bir üzüntü ve kedere.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan