ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

07 - HABEŞİSTÂNA HİCRET

YOL AÇIN KENDİSİNE

 

Resûlullah, eshâbın münkesir hâllerini,

Öğrenip, bir köşede kaldırdı ellerini.

 

İmâmesini alıp, bir kenara koyarak,

Şöyle niyâz eyledi, Rabbine yalvararak:

 

(Yâ Rabbî, otuzdokuz kişi ki bu müminler,

Sana îmân getirmiş kullardır hepsi birer.

 

Halâs et sen bunları kâfirlerin şerrinden.

Kurtar bu mü’minleri korku ve endîşeden.

 

Şânı yüksek biriyle, kuvvetlendir bu dîni.

Sevindir nusretinle, bu bir avuç mü’mini.)

 

O anda nâzil oldu “Cebrâil” yeryüzüne.

Müjde getirmiş idi, Allahın Resûlüne.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, sen bir duâ etmiştin.

Rabbinden, bu din için yardımcı istemiştin.

 

Kabûl etti Rabbimiz senin o dileğini.

Bir kimseyi seçti ki, sağlam eder bu dîni.

 

Rabbimiz buyurdu ki: “Ey benim meleklerim!

Bir araya toplanıp, emrime kulak verin.

 

Saf çekin Beytullahtan, tâ Erkam’ın evine.

Bekleyin, elinizde nûrdan tabaklar ile.

 

Dul olan hâtunlara, odun taşımak için,

Kendini, Habîbime siper etmesi için,

 

Bir kimseyi seçtim ki, "Ömer"dir onun nâmı.

Takviye ederim ben, Onun ile islâmı.

 

Düşün Onun önüne, yol açın kendisine.

Cennet cevherlerini saçın Onun üstüne.”

 

Rabbimiz, meleklere böylece verip emir,

Ömer ibnil hattâb”ı size göndermektedir.

 

Yâ Muhammed, karşı çık, istikbâl et Ömer’i.

Zîra şimdi yoldadır, yakındır gelmeleri.)

 

Az sonra heybet ile, geldi “Ömer bin Hattâb”.

Silâhlı geldiğini gördüler cümle eshâb.

 

Onu böyle görünce, korkuya kapıldılar.

Hemen Resûlullah’ın etrâfını sardılar.

 

Lâkin “Hazreti Hamza”, dedi: (Ey ehl-i îmân!

Gelen bir kişidir ki, kuvvetliyiz biz Ondan.

 

Eğer hayra geldiyse, hoş geldi, büyük devlet.

Eğer şerre geldiyse, şu kılıç kâfî elbet.

 

Zîra O, kılıcını çekmeden henüz daha,

Başını, şu kılıçla uçururum bir anda.)

 

Sonra çıktı kapıya, etti ki şöyle hitâb:

(Sen ne zannediyorsun bizi ey ibni Hattâb?

 

Biz, Abdülmuttalib’in evlâdıyız, güçlüyüz.

Bi-iznillah demiri çiğneyip püskürtürüz.

 

Âr ve nâmus uğruna, akmıştır çok kanımız.

Resûlullah uğruna fedâdır canlarımız.

 

Zafer bulacağını eğer zannediyorsan,

Aldandığını bil de, geri dön, git buradan.)

 

İşitti Resûlullah Hamza’dan bu sözleri.

Buyurdu ki: (Yol verin, giriversin içeri.)

 

Tebessüm buyurarak istikbâl etti o an.

Buyurdu: (Bırakınız, ayrılınız yanından!)

 

Girdi “Hazreti Ömer” kılıcı omuzunda.

Diz çöktü edeb ile, Resûl'ün huzûrunda.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan