|
07 - HABEŞİSTÂNA HİCRET
İLET BENİ RESÛLE
Artık “hazreti Ömer”,
bir anda değişmişti.
Resûl’ün muhabbeti kalbine
işlemişti.
Hemen dedi: (Yâ Habbâb,
ilet beni Resûl'e.
Zîra yanıyor kalbim sırf
Onun sevgisiyle.)
Bu hâdiseden sonra, bir
müddet geçti zaman.
Yandı, tutuştu kalbi, Onun
iştiyâkından.
Kavuşturması için hemen
Resûlullaha,
Gece, sabaha kadar duâ etti
Allaha.
Ve hazreti Saîd’den suâl
etti o sabah.
Dedi: (Nerde bulunur şu
anda Resûlullah?
Çabuk ulaştır beni,
şerefli huzûruna.
Hizmetinde bulunup, köle
olayım Ona.)
Allahın Sevgilisi, o
dakîka, o sâat,
Bir evde, eshâbına ediyordu
nasîhat.
Eshâb, her gün görmekle
Onun nûr cemâlini,
Hem dahî işitmekle te'sîrli
sözlerini,
Sonsuz lezzet ve zevkle,
kalpleri parlıyordu.
Hâlden hâle dönerek, ruhlar
ferahlıyordu.
Sa’îd dedi: (Yâ Ömer,
Resûlullah şu anda,
Sohbet buyurmaktadır
eshâbı arasında.
Sahâbeden hazreti
Erkam’ın evi vardır.
Öyle zannederim ki, şu
anda oradadır.)
Hazreti Sa’îd ile, hazreti
Ömer, hemen,
Resûl’e varmak için
çıktılar o hâneden.
Büyük bir aşk içinde
giderlerken ikisi,
O şerefli hânede, Allahın
Sevgilisi,
Küffârın cefâsından
kurtulmak gâyesiyle,
“İnzivâ” ediyordu
bir avuç eshâbiyle.
Evin geliş yoluna, bir “Gözcü”
koymuşlardı.
Hepsi, Onun uğruna,
cân-siper olmuşlardı.
Zîra hazreti Ömer, Ebû
Cehl’in va’dine,
Aldanıp, çıkmış idi, “O
Server’in katli”ne.
Ümit ve sevinç ile
bekleşirken kâfirler,
Mü’minler üzüntüde,
endîşede idiler.
Lâkin onların kalbi,
sohbetiyle Resûl’ün,
Temizlenir, nûrlanır, şâd
olurdu gün be gün.
Onların tek arzûsu, şu idi
ki nihâyet:
Halkı, açık olarak etsinler
dîne dâvet.
Derlerdi ki: (Ölmeden,
söyleseydik bir kere,
Kelime-i tevhîdi
birlikte, âşikâre.)
O kadar artmıştı ki onların
bu arzûsu,
Nihâyet arz ettiler Resûl’e
bu husûsu.
Dediler ki: (Ne olur,
bize izin veriniz.
Çıkalım bu hâneden, bir
kerecik hepimiz.
Söyliyelim Tevhîd'i
yüksek bir sedâ ile.
Gam değil ondan sonra,
hepimiz ölsek bile.)
Buyurdu: (Ey eshâbım, aslâ
gam çekmeyiniz.
Bu bâbta ümîtli ve kavî
olsun kalbiniz.
Hazreti İbrâhim’i,
Nemrûd’un ateşinden,
Ve dahî İsmâil’i, bıçağın
kesmesinden,
Nasıl kurtardı ise,
vaktiyle cenâbı Hak,
Kurtarır bizi dahî bu
cefâdan muhakkak.
Yardımı, bizim ile
birliktedir Allahın.
Bekleyin, biraz sonra ne
olacak bir bakın.)
|