ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

07 - HABEŞİSTÂNA HİCRET

SANA MÜJDELER OLSUN

 

Okudu “Şehâdet”i kız kardeşi açıktan.

Çöktü hazreti Ömer oraya şaşkınlıktan.

 

Dedi ki: (Okur iken, kim vardı senin ile?)

Kız kardeşi dedi ki: (Yalnızdık zevcim ile.)

 

İnandıramamıştı Ömer ibnil Hattâb'ı.

Hiddetle bir odaya girip buldu “Habbâb”ı.

 

Dövmeye başlayınca, yetişti “Sa’îd” hemen.

Lâkin hazreti Ömer güçlüydü ikisinden.

 

Koştu hemen “Fâtıma”, girdi aralarına.

Lâkin bir "tokat" ile, boyandı yine kana.

 

Çok incindi Fâtıma, onun bu vurmasından.

Kan” akmaya başladı hem yüzü, hem ağzından.

 

Gördü “hazreti Ömer” kardeşinin kanını.

Kaldırdı üstlerinden, ezâ ve cefâsını.

 

Bir köşeye oturup, daldı bir tefekküre.

Sessizlik çöküverdi. odaya birden bire.

 

Vakit ilerlemişti, üzgün ve yorgundular.

Herbiri, bir tarafa çekilip oturdular.

 

Ve lâkin biraz sonra, kızkardeşi "Fâtıma",

Abdest alıp, Kur’ândan başladı okumaya:

 

(Yerlerde ve göklerde ve bunlar arasında,

Olanların tamâmı, O’nundur esâsında.)

 

Okuyunca Fâtıma Kur’ândan bu âyeti,

Ömer ibnil Hattâb’ın fazlalaştı hayreti.

 

Dedi: (Duydum hayretle okuduğun kelâmı.

Yerle gök arasında olanların tamâmı,

 

Muhammed’in Rabbinin mülkü mü yâ Fâtıma?

Bizim putlarımızın bir şeyi yoktur ama.

 

Senin bu okuduğun, gerçek ise, ne iyi.

Mütâlâ eyliyeyim ver de o sahîfeyi.)

 

(Bu, öyle kitâptır ki) dedi ona Fâtıma,

(Ancak temiz olanlar dokunur buna ama.)

 

(Peki ne yapmalıyım?) diye suâl edince,

Dedi: (Gusül abdesti almalısın ilk önce.)

 

Gusül almak üzere, kalktı hemen yerinden.

Dedi ki: (Ya Fâtıma, değişti kalbim birden.)

 

Başladı okumaya sûreyi edeblice.

Okudukça, islâma bel bağladı iyice.

 

(Sâdece Allah vardır, ibâdet yapılacak.

Ve en güzel isimler O’nundur hem de ancak.)

 

Dedi ki: (Hakîkaten ne kadar doğru hepsi.

Silindi kalbimdeki küfür, inkâr perdesi.

 

Yâ Fâtıma, ben şuna inandım ki muhakkak,

İbâdet olunmaya, bu "Rab"dır tek müstehak.)

 

Kelime-i tevhîd”i okudu sonra hemen,

Fırladı sonra “Habbâb” bu sevinçle yerinden.

 

Dedi: (Müjde yâ Ömer, bir gün Fahr-i kâinât,

Şöyle duâ etmişti, Hak teâlâya bizzât.

 

Demişti ki: “Yâ Rabbî, bu dîni eyle tenvîr.

Ebû Cehil ve yâhut Ömer’le kuvvetlendir.”

 

Şimdi, senin hakkında kabûl oldu bu duâ.

Bundan büyük bir ni’met, dünyâda yoktur daha.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan