|
06 - İLK MÜSLÜMÂNLAR
ÖLDÜRMEĞE GİTTİ, AMA...
Çoğalınca gün be gün,
sahâbe’nin sayısı,
Çoğaldı bu sebepten
kâfirlerin kaygısı.
Çünkü Resûlullahı, insâf
ehli bir insan,
Bir defâ görmek ile,
oluyordu müslümân.
Kureyş kâfirleri de,
farkındaydı bu işin.
Kat’î karar verdiler “Onu
öldürmek” için.
Seçtiler bu işe de, “Utbe
bin Rebî'a”yı.
Gidip öldürecekti Resûl-i
kibriyâ'yı.
Dediler ki: (Ey Utbe,
hâzırlan bu iş için.
Onu öldüreceksin, budur
senin ilk işin.
Önce sokul yanına, bir
şey belli etmeden.
Sonra, bir fırsatını
bularak öldür hemen.)
Utbe, “Peki”
diyerek, evden çıktı o günü.
Başladı aramaya Allahın
Resûlünü.
Resûlullah, Kâ’bede
meşgûlken ibâdetle,
Utbe Onu gördü ve dedi ki
pek hiddetle:
(Yâ Muhammed, kendini sen
ne zannediyorsun?
Ve niçin aramıza tefrika
sokuyorsun?
Yeni din ihdâs edip,
yerersin dînimizi.
Küfürle ithâm edip,
kötülersin hep bizi.
Eğer fakîrlik ise, böyle
yapmana sebep,
Sana çok mal verelim,
uğraşma bizimle hep.
Reîslik istiyorsan, seni
reîs yapalım.
Aklında halel varsa, tabîbe
baktıralım.
Velhâsıl bu hâllerin acabâ
sebebi ne?
Söyle de, ona göre bakalım
çâresine.)
Buyurdu ki: (Ey Utbe,
bittiyse sözün şâyet,
Rabbimin kelâmından
dinle sen birkaç âyet.)
Utbe pek öfkeliydi ve lâkin
buna rağmen,
Onun bu teklîfine, “Peki”
dedi zâhiren.
Aslında hiç dinlemek
istemiyordu, fakat,
Siyâset îcâbiyle “Olur”
dedi o sâat.
“Fussilet sûresi”nin
başından îtibâren,
Okuyunca, Utbe’nin değişti
kalbi birden.
Okudukça, Utbe de, zevk ile
dinliyordu.
Mânânın lezzetinden,
kendinden geçiyordu.
Sonunda buyurdu ki:
(Benim sözüm bu kadar.
Serbestsin, bundan sonra
istediğin yere var.)
Utbe döndü geriye, dedi ki:
(Ey ahâlî!
Zannettiğiniz gibi
değildir Onun hâli.
Ben Ondan, gâyet güzel,
tatlı sözler işittim.
O sözlere benzer söz,
aslâ işitmemiştim.
Size şunu derim ki,
üzmeyin aslâ Onu.
Bırakın hâli üzre ve
bekleyin sonunu.)
Dediler ki: (Ey Utbe, sen
ne için gitmiştin?
Muhammedin sihrine aldanıp
geri geldin.)
Dedi: (Öldürmek için
gitmiş idim ben, ama,
Dinleyip, hayrân oldum
okuduğu kelâma.
Aslâ insan sözüne
benzemiyor o sözler.
Ben inanıyorum ki,
Muhammed doğru söyler.
Velhâsıl ben fikrimi
söyledim işte size.
Siz yine amel edin
bildiğiniz ne ise.)
|