ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

06 - İLK MÜSLÜMÂNLAR

ONU, ALLAH DİRİLTECEK

 

Müşrikler, haklarında gökten “Âyet” inince,

O düşmanlıklarını arttırdılar iyice.

 

Bilhassa “Übey ibni Halef” ve birâderi,

Pek çok üzüyorlardı Sevgili Peygamberi.

 

Çürümüş bir kemiği, bir gün alıp eline,

Geldi o bahtsız Übey, Allahın Habîbine.

 

Dedi ki: (Yâ Muhammed, şu çürümüş kemiği,

Bir gün, senin Allahın diriltecek öyle mi?

 

Yâni toz hâlindeki şu kemiği, sen yârın,

Dirilteceğini mi sanıyorsun Allahın?)

 

Sonra da ufaladı elinde hemen onu.

Ve yine Ona doğru üfliyerek tozunu,

 

Dedi ki: (Yâ Muhammed, hiç olur mu böyle iş?

Bu, çürüdükten sonra, kim diriltebilirmiş?)

 

Peygamber Efendimiz buyurdular ki: (Evet.

Rabbim, o kemikleri diriltir yârın elbet.

 

Öldürür hem seni de, onu da cenâbı Hak.

Sonra seni diriltip, Cehenneme sokacak.)

 

Bu hâdise üstüne, Hak teâlâ da hemen,

Bir âyet göndererek buyurdu ki meâlen:

 

(De ki: O kâfirleri, hiç yok iken yaratan,

Âhiret gününde de diriltir yine yoktan.

 

Şu gökleri ve yeri yaratan Hak teâlâ,

Onu yaratmaya da muktedirdir pekâlâ.)

 

 Mus’ab Bin Umeyr

 

Ailesi, asîl ve zenginiydi Kureyş’in.

Nâz ve niyâz içinde büyüdü bunun için.

 

Resûl'ün sözlerini işitince nihâyet,

Kalbinde, Ona karşı hâsıl oldu muhabbet.

 

Ona kavuşmak için yanıp tutuşuyordu.

Nihâyet îmân edip, hidâyete kavuştu.

 

Dîninden dönsün” diye, bir mahzene attılar.

kendisini, günlerce aç susuz bıraktılar.

 

Kızgın güneş altında, yaptılar çokça azâb.

Ki, Resûl’ün dîninden vazgeçer belki “Mus’ab”.

 

Lâkin O, sabrederek bu zor işkencelere,

Aslâ tâviz vermedi îmânından bir zerre.

 

Halbuki önceleri, çok müreffeh olarak,

Büyürdü ki, hâline imrenirdi cümle halk.

 

Allah ve Resûlü”ne vaktâ ki etti îmân,

Günlük nafakasını babası kesti o an.

 

Türlü işkencelere tâbi tuttu oğlunu.

Dünyâ ni’metlerinden tâm mahrûm etti Onu.

 

Bir gün geldi Resûl’e, çok perîşândı hâli.

Şöyle anlatmaktadır bunu hazreti Alî:

 

(Bir gün oturuyorduk Resûl-i zîşân ile.

Geldi Mus’ab bin Umeyr, hâl-i perîşân ile.

 

Gözleri yaşla doldu Resûl-i müctebânın.

Ve bize buyurdu ki: “Şu müslümâna bakın!

 

Onu, anne babası besledi fevkalâde.

İslâmın sevgisiyle işte geldi bu hâle.”)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan