ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

06 - İLK MÜSLÜMÂNLAR

O, HER ŞEYE KÂDİRDİR

 

Kâfirler dediler ki: (Sen nasıl Peygambersin?

Herkes gibi yer içer, sokaklarda gezersin.

 

Yok sâir insanlardan ayrı bir üstünlüğün.

Bizden fazla değildir, zîra malın ve mülkün.

 

Duâ et, Rabbin sana versin çok hazîneler.

O zaman çok bulunur, sana îmân edenler.

 

Verince Rabbin sana böyle hazîneleri,

Geçim sıkıntısından kurtulursun sen dahî.)

 

Buyurdu: (Bu değil ki, gönderilmem hikmeti.

Geldim ki bildireyim, size islâmiyyeti.)

 

Müşrikler dediler ki: (Mâdem ki yâ Muhammed!

Rabbin, her isteğini yapabiliyor elbet.

 

Şu göğü parçalayıp, düşürsün üstümüze.

O zaman inanırız, söylediğin bu söze.)

 

Buyurdu ki: (Rabbime âittir bu iş ancak.

O isterse, bunu da yapabilir muhakkak.

 

Benden istediğiniz şeylerin cümlesine,

Kâdirdir Hak teâlâ, hattâ ziyâdesine.

 

Ve lâkin sizin benden talep eylediğiniz,

Şeyleri istememi emretmedi Rabbimiz.)

 

O zaman dediler ki kâfirler Ona yine:

(Sen bizim arzûmuzu getirmedin yerine.

 

Öyle ise biz dahî, sana îmân etmeyiz.

Yine eskisi gibi, biz ecdât dînindeyiz.

 

Gökten azâb göndersin, söyle de Rabbin bize.

Bizi helâk eylesin, eğer muktedir ise.)

 

Buyurdu: (Rabbim buna, elbette muktedirdir.

Lâkin bunu yapar mı, yapmaz mı, kendi bilir.)

 

Dediler: (Öyle ise, kalmadı tâkatımız.

Senin helâkinedir, bizim ittifâkımız.

 

Seninle mücâdele etmeye verdik karar.

Sana inanmıyoruz, istediğin yere var.)

 

Pek fazla üzülmüştü Resûlullah bu sözden.

Hiçbir şey buyurmayıp, kalkıp gitti o yerden.

 

Üzüntülü olarak gelince Beytullaha,

Kışkırttı Ebû Cehil, küffârı biraz daha.

 

Dedi: (Ey Kureyşliler, sonu geldi bu işin.

Var mısınız benimle, Onu öldürmek için?

 

Bilin ki, bu husûsta pek kat’îdir niyyetim.

Zîra artık kalmadı hiç sabır ve tâkatim.

 

Ahd ettim ki, o yârın, Kâ’beye geldiğinde,

Namâz kılıp, secdeye varıp eğildiğinde,

 

Koca bir taşı alıp, başına indireyim.

Kendimi ve kavmimi, Ondan halâs edeyim.)

 

O böyle dediyse de, olamadı muvaffak.

Çünkü hıfz ediyordu Resûl’ü cenâb-ı Hak.

 

Hak teâlâ, Resûl’e gönderip birkaç âyet,

Tesellî ediverdi Habîbini nihâyet.

 

Meâlen buyurdu ki: (Sana, kâğıt hâlinde,

Yazılı bir Kitâbı, gökten indirseydik de,

 

Hem dahî tutsalardı elleriyle de bizzât,

İnanmıyacaklardı ederek yine inât.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan