|
06 - İLK MÜSLÜMÂNLAR
HİÇ BİRİ GÖZÜMDE YOK
Resûlullah, islâmı
bildirdiği günlerde,
Bir toplantı yaptılar
Kureyşliler bir yerde.
İçlerinden birini, Resûl’e
gönderdiler.
(Çağır da, Onun ile
konuşalım) dediler.
Toplantı mahalline geldi
Peygamberimiz.
Dediler: (Şunun için
çağırmıştık seni biz.
Birkaç sözümüz vardır,
söyleşelim seninle.
Ona göre bir karar verelim,
şimdi dinle.
Diyoruz ki: Şu senin
söylediğin sözleri,
Söylemedi hiç kimse, bize
yıllardan beri.
Dînimize bâtıl der, putları
kötülersin.
Küfür ve dalâletle bizi
ithâm edersin.
Bundan, senin murâdın
nedir, bunu bilelim.
“Makâm” ve “Saltanat”sa,
hemen te'min edelim.
Yok eğer “Fakîrlik”se,
sebep böyle yapmana,
Söyle de, bol miktârda “Mal”
verelim biz sana.
İster “Reîs” yapalım
başımıza seni gel.
“Tabîb”e götürelim,
aklında varsa halel.
Velhâsıl murâdını, ne ise
söyle bize.
Onu te'min edelim, sataşma
dînimize.)
Buyurdu ki: (İstemem ne
makâm, ne reîslik.
Hiç biri gözümde yok, ne
para, ne zenginlik.
Rabbim beni sizlere,
Peygamber gönderdi ki,
Size müjdeliyeyim ebedî
seâdeti.
Eğer inanırsanız, vahiy
ile âyete,
Yârın kavuşursunuz ebedî
seâdete.
Yok inanmaz iseniz, yine
siz bilirsiniz.
Sonsuz Cehennem olur,
âhirette yeriniz.)
Duyunca bu cevâbı onlar
Resûlullahtan,
Şu acâyib sözleri ettiler
utanmadan.
Dediler ki: (Allahın
Resûlüyüm diyorsun.
Kendini, çok ulu bir kişi
zannediyorsun.
Görürsün, Mekke şehri
kurulmuş dar bir yere.
Etrâfı dağla kaplı, suyu
yoktur bir kere.
Havası sıcak olup, çoraktır
toprakları.
Bunun için bu yerde, zordur
geçim şartları.
Rabbine duâ et de, gitsin
tepe ve dağlar.
Gelsin onun yerine,
akarsular, ovalar.
Biz zirâat yapalım bu
yerlerde güzelce.
Geçim sıkıntısından
kurtulalım böylece.)
Buyurdu ki: (Ben aslâ
bunun için gelmedim.
Geldim, sonsuz huzûru
size müjdeliyeyim.)
Dediler: (Öyle ise, duâ et,
ecdâdımız,
Kusay bin Kilâb’a dek,
cümle atalarımız,
Dirilip de kalksınlar,
hepsi mezârlarından.
Senin dediklerine, inanırız
o zaman.)
Buyurdu ki: (Ey Kureyş,
siz neler söylersiniz.
Beni, bu şeyler için
göndermedi Rabbimiz.)
Kâfirler dediler ki:
(Mâdem ki böyle dersin,
Gökten melek gelsin de,
seni tasdîk eylesin.
Görelim, nasıl imiş sana
gelen o melek?
O zaman inanırız, biz de
Onu görerek.)
Buyurdu ki: (Ey kavmim,
iyi anlasanıza.
Ben, böyle şeyler için
gelmedim aranıza.)
|