|
06 - İLK MÜSLÜMÂNLAR
İLK ŞEHÎD
Sahâbeden “Ammâr bin
Yâsir” anlatır hem de:
Bir gün, Dâr-ül Erkam’a
gitmiştim o günlerde.
O gün Resûlullahı bir
göreyim diyordum.
Huzûrunda müslümân olmayı
istiyordum.
Gittiğimde, “Süheyb”e
rastladım oralarda.
Beni görüp sordu ki: (Ne
ararsın burada?)
Gâyemi söyleyince, o dedi
ki: (Ben dahî,
Aynı bu maksat ile
gelmiş idim Vallahi.)
İkimiz berâberce, girdik
huzûrlarına.
Îmân edip katıldık,
mü’minlerin safına.
Müşrikler haber aldı “Ammâr”
îmân edince,
Çok ağır işkenceler
yaptılar Ona nice.
Derlerdi ki: (Allahı
inkâr et, dön dîninden!
Yalnız Lât ve Uzzâ’ya
tap, kurtul elimizden.)
O da, her defâsında onları
ederdi red.
Derdi ki: (Rabbim Allah,
Peygamberim Muhammed.)
Müşrikler, bu cevâba
sinirlenerek yine,
“Sıcak kaya” koyardı
göğsünün üzerine.
Bâzan kuyu içine,
insâfsızca atarak,
Öldürmek isterlerdi Onu
suda boğarak.
Bir gün, Resûlullahın
gelerek huzûruna,
(Tâkatımız kalmadı)
diye arz etti Ona.
Resûlullah üzülüp, buyurdu:
(Sabrediniz!)
Sonra iki elini açıp
Peygamberimiz,
Buyurdu ki: (Yâ rabbî,
Ammâr ailesinden,
Cehennem azâbını
tattırma birine sen.)
Vâlidesi “Sümeyye”, sonra
babası “Yâser”,
Ve kardeşi “Abdullah”,
hepsi îmân ettiler.
Müşrikler, nasıl cefâ
yaparlarsa “Ammâr”a,
Daha ziyâdesini yaparlardı
bunlara.
Bunlara da (İslâmı inkâr
edin!) derlerdi.
Onlar, her defâsında bunu
reddederlerdi.
Derlerdi: (Derimizi
yüzseniz de bizim siz,
Yine de bu husûsta
dinlemeyiz sizi biz.
Ve hattâ dilim dilim
bizi doğrasanız da,
Yine göremezsiniz bizi
siz aranızda.)
O insâfsız kâfirler, Yaser
ailesine,
Çok fecî işkenceler
yaparken böylesine,
Allahın Sevgilisi oradan
geçiyordu.
Hâllerine acıyıp, hemen
şöyle buyurdu:
(Ey Yâser ailesi,
sabredip sevininiz.
Şüphe yok ki Cennettir
mükâfât yerleriniz.)
Yine bir gün kâfirler, “Yaser
ailesi”ne,
Dayanılmaz cefâlar edip o
gün hepsine,
Hazreti “Yâser” ile
oğlu “Abdullah”ı hem,
Okla şehîd ederek verdiler
büyük elem.
Ebû Cehil alçağı, “Sümeyye
Hâtun”un da,
İple ayaklarını bağlayıp en
sonunda,
İplerin uçlarını, iki ayrı
deveye,
Bağlatıp sürdü sonra, ters
istikâmetlere.
Bu korkunç işkenceyle,
vücûdu parçalanan,
“Sümeyye”
hazretleri, “İlk şehîd” oldu o an.
Bunu, Resûlullah ve eshâbı
öğrenince,
Daha sıklaştırdılar
saflarını iyice.
|